Günümüz internet teknolojileri ve sosyal paylaşım platformlarının bu noktaya ulaşmasında emeği geçen en önemli isimlerden biri olan Aaron Swartz, “İnternetin Oğlu” olarak anılmaktadır. Çocukluk yıllarında dahi zekasını ön plana çıkarmayı başaran Aaron Swartz, hayat hikayesinde ilham verici birçok noktayı barındırıyor. Aaron Swartz Kimdir? Aaron Swartz’ın Hayatı adlı yazımızda, internetin oğlu hakkında bilinmesi gereken detaylar yer almaktadır.

Aaron Swartz’ın Yaşamı

Aaron Swartz, sosyal paylaşım platformlarının gelişmesine büyük katkı sağlayan önemli isimlerden bir tanesidir. 1986 yılında dünyaya gelen Aaron Swartz’ın ailesi de yazılımcı olarak Amerika’nın Chicago eyaletinde çalışmalar yapmaktaydı. Üstün anlama kapasitesine sahip olduğu ise 3 yaşında fark edildi. Televizyon karşısında izlediği yazılarla okumayı öğrenerek ışığının fark edilmesini sağladı.

Ailesinin yazılımcı olması onun da yazılıma ilgi duymasını sağladı. Çocukluk yıllarında yazılım ile ilgili düşünceleri ve hayalleri, sınırları zorlayan cinstendi. İlk sitesi The Info Network adını taşıyan bir internet ansiklopedisiydi ve bunu 12 yaşında yayınladı.

Swartz, yazılım sektöründe başarılı olacağının sinyallerini vermişti. Çocukluk dönemindeki çalışmaları Cambridge Üniversitesi’nin düzenlediği ArsDigita ödülüne layık görüldü. Daha sonrasında ise birçok farklı internet sitesi, yazılım ve geliştirme çalışmalarına katıldı. Programlama ekipleriyle yaptığı çalışmalar onun “İnternetin Oğlu” olarak anılmasını sağladı.

İnternetin Oğlu Aaron Swartz

Swartz, daha çocukluk dönemlerinde birçok şirkete ve programlama ekibine destek sağlamaktaydı. Destek verdiği şirketlerden biri Aaron Swartz ile tanışmak istedi ancak kendisi o dönemde 14 yaşında olduğu için ailesinden izin alması gerekliydi. Swartz ancak ailesi ile birlikte San Francisco’ya gidebildi.

İnternet sitelerini oluşturmak onun için bir başarı değildi. Swartz interneti bir araç olarak kullanıp dünyayı daha iyi bir yere dönüştürmek için çalışmak istiyordu. 15 yaşına geldiğinde telif hakları üzerine yaptığı Creative Commons çalışması da popülerlik kazandı. Liseyi bitirdikten hemen sonra toplumu ve dünya düzenini daha iyi anlamak için Stanford Üniversite’nde sosyoloji okumaya başladı. Ancak okulda aldığı dersler ve eğitim seviyesi onun beklentilerini karşılamadı. Okulun birinci senesinde okulu bırakarak yazılım sektöründe ilerlemeye devam etti.

Üniversiteden ayrıldıktan hemen sonra Y Combinator isimli girişimden teklif aldı ve internet üzerindeki sosyal medya platformlarından biri olan Reddit’i hayata geçirdi. Reddit, global ölçekte binlerce kullanıcının ilgisini çekti ve kısa süre içerisinde popülerlik kazandı. Reddit’in başarısını fark eden Wired şirketi, 2006 yılında yaptığı teklifle platformu satın aldı. Aaron Swartz bu satıştan payını alarak daha çocukluk döneminde zenginliğe kavuştu ancak onun hedefi zenginlik değildi. İnternetin dünyayı değiştirmesi ve insanların özgür düşünce ortamına kavuşabilmesi için yeni sistemler düşünüyordu.

Aaron Swartz’ın amacı, insanların bilgiye ücretsiz ulaşabilmesi ve özgürlükçü bir yapının olmasıydı. Bu amacın hedefindeki ilk sistem PACER adı verilen Amerika Birleşik Devletleri mahkeme dosyalarının yüklü olduğu sistemdi. Mahkemede ele alınan dava dosyaları bu sisteme yükleniyordu ve belgelere ulaşmak isteyen kişiler ücret ödemek zorundaydı. Swartz bu durumdan rahatsızlık duydu ve belgelerin herkesin kullanımına ücretsiz sunulması için sistemde açıklar aramaya başladı. Çalışmalarının sonucunu alan Swartz, sistemdeki açıktan faydalanarak dijital belgelere ulaştı ve onları indirerek başka platformlardan halkın ulaşabileceği şekilde sundu. Halkın belgelere ücretsiz ulaşması gerektiği yasalarla desteklendiği için ona ceza verilmedi ancak yaptığı hamleden dolayı ABD tarafından takip edildi.

Halkın Bilimsel Verilere Ücretsiz Erişmesi

Mahkeme dosyalarını ücretsiz bir şekilde halka sunan Swartz, bu sefer de gözünü bilimsel makalelere çevirmişti. MIT tarafından sunulan bilimsel makalelere ulaşmak için sisteme giriş yaptı ve dosyaları indirmeye başladı. Sistem yazılımcıları tarafından fark edilince Swartz’ın erişimi kesildi.

Bu durumda da geri atmadı ve bilimsel makalelerin depolandığı sunuculara gizlice giriş yaparak ücretli makaleleri indirmeye devam etti. Bu hamlesiyle 4 milyonu aşkın bilimsel makale halkın okuması için ücretsiz şekilde sunuldu ancak bu sefer polisler tarafından yakalandı.

İnternetin yardımıyla dünyayı daha iyi bir yere dönüştürme hedefine daima bağımlıydı. Amerika Birleşik Devletleri’nde “Çevrimiçi Korsanlığı Durdur” yasası tartışılırken Swartz’ın başlattığı imza kampanyasına 300 bin imza ile katılım sağlandı ve yasa durduruldu. Bu yaptığı hamleyle siyasi gündemi değiştirdiği için siyasetçilerin hedefi haline geldi.

Dava sonucunda, hakkında yapılan suçlamaların cezası olarak 35 yıl hapis ve 1 milyon dolar para cezası kesildi. Sürekli olarak FBI tarafından izlenmesi ve mahkemeden gelen hapis cezasıyla birlikte depresyona girdi. İnternetin oğlu bu baskılara dayanamayarak 2013 yılında sadece 26 yaşında iken intihar ederek hayatına son verdi.

İnternetin faydalı içerikler sunması, insanların bilgiye ücretsiz ulaşabilmesi, özgür düşünce ortamının sağlanması gibi amaçları için üstün zekasını kullanan Aaron Swartz, yaşasaydı belki birçok farklı girişimlere imza atacaktı.