Asit Yağmuru Nedir? Nasıl Oluşur? Sebepleri ve Sonuçları Nelerdir?

Asit Yağmurunun Sebepleri

Asit yağmuru hava kirliliğinin bir sonucu olarak meydana gelmektedir. Herhangi bir yakıt türü yakıldığında (kömür, gaz, benzin vb.) farklı kimyasallar üretilir. Bir yangından veya bir otomobilin egzozundan çıkan duman yanlızca görülen gri renkte hava parçacıklarını içermez aynı zamanda çevremize daha da zararlı olabilecek gazları da içerir.

Asit Yağmuru Nedir?

Elektrik santalleri, fabrikalar ve otomobillerin hepsi çeşitli yakıtlar yakar ve bu nedenle hepsi kirletici gazlar üretir. Bu gazların bazıları (özellikle azot oksit ve kükürt dioksit) sülfürik ve nitrik asitleri oluşturmak için bulutlardaki ufak su damlaları ile reaksiyona girer. Bu bolutlardan gelen yağmur o zaman çok zayıf asit olarak dünyaya düşer işte bu olaya asit yağmuru denir.

Asit Yağmurları Nasıl Meydana Gelir? (Görsel Canlandırma)
Asit Yağmurları Nasıl Meydana Gelir? (Görsel Canlandırma)

Asit Yağmuru içindeki Gazlar ve pH Düzeyleri

Asitlik, pH ölçeği adı verilen bir ölçek kullanılarak ölçülür. Bu skala 0 ila 14 arasındadır. 0 en asidik ve 14 en fazla alkalindir (asidik karşısında). PH değeri 7 olan bir şeye, biz nötr (etkisiz) diyoruz, bu ne asidik ne de alkali olmadığı anlamına gelir.

Asit Yağmuru Yakıcı mı?

Çok kuvvetli asitler cildinize değerse yakacaktır hatta metalleri bile tahrip edebilir fakat asit yağmuru bundan çok, çok daha zayıf, asla cildinizi yakacak kadar asitli değildir. Yağmur her zaman hafif asitlidir, çünkü havadaki doğal olarak oluşan oksitlerle karışır. Kirlenmemiş yağmur pH 5 ile 6 arasında bir değere sahip olacaktır. Hava azot oksitler ve kükürt dioksit ile kirlendiğinde asit, 4 pH değerine yükselebilir. Bazı yağmurlar pH2 olarak bile kaydedilmiştir.

Sirkenin, pH değeri 2,2, limon suyu ise pH2,3’tür. Kaydedilen en güçlü asit yağmuru bile sadece limon suyu veya sirke kadar asitlidir ve bunların bize zarar vermediğini biliyoruz – peki neden asit yağmuru için endişeleniyoruz?

Asit Yağmurunun Etkileri ve Zararları

Atmosferde asit yağmurları sadece ülkeler arasında değil kıtadan kıtaya dahi dolaşabilir. Asit ayrıca kar, sis ve kuru toz şeklini de alabilir. Yağmur bazen kirlilik kaynağından birkaç kilomettre kadar düşer, ancak asitli yağmur yağdığı her yerde toprak, ağaç, bina ve su üzerine ciddi bir etki bırakabilir.

Asit yağmurunun yaşandığı yerlerde ormanlar ölüyor, balıklar yaşamını yitiriyor. İskandinavya’da kristal berraklığında olmasına rağmen ve hiçbir canlı veya bitki yaşamı olmayan içermeyen ölü göller vardır. İngiltere’de ki tatlı su balıklarının çoğu asit yağmurunun tehdidi altında ve deformasyon balıklar yumurtadan çıktığında dahi görülebiliyor. Bu etki balıkla beslenen kuşların ve diğer hayvanlarında etkilenmesine sebep oluyor. Tüm bunlardan malesef asit yağmurları sorumlu en önemlisi çevreyi kirletip yağmurun oluşmasını sağlayan insanlar. Bilim adamları asit yağmurlarının çevreye verdiği diğer zararlar hakkında da çok fazla araştırma yapmaya devam ediyor.

Asit Yağmurları Ormanları Nasıl Etkiler

Asit Yağmurlarıı Yüzünden Ölen Ağaçlar
Asit Yağmurları Yüzünden Ölen Ağaçlar

Asit yağmurlarının ağaçların daha yavaş büyümesine hatta ölmelerine neden olabileceği düşünülmekteydi fakat bilim adamlarının son yaptığı araştırmalarda ağaç ölümüne neden olmadığı anlaşılmıştır. Aynı miktarda asit yağmuru, bazı bölgelerde diğerlerine göre daha fazla etkiye sahip olabilir.

Asit yağmuru ormanlık alana düştüğü zaman ağaçların yapraklarını sallar ve buradan süzülerek aşağıdaki toprağa akar. Bazıları akarsulara, ardından nehirlere ve göllere doğru yol bulurlar. Bazı toprak türleri asidi nötralize etmeye yardımcı olabilir bu topraklar tamponlama kapasitesi olarak adlandırılan özelliğe sahiptir. Diğer topraklar zaten hafif asitlidir ve bunlar asit yağmuru etkilerine karşı özellikle hassastır.

Asit Yağmuru Sonrası Yaprakların Durumu
Asit Yağmuru Sonrası Yaprakların Durumu

Asit yağmuru ağaçları çeşitli şekillerde etkileyebilir;

  • Alüminyum gibi zararlı maddelerin toprağa karışmasına neden olur
  • Topraktaki besinleri ve mineralleri çözündürürerek ağaçların büyümesine sebep olur
  • Yaprakları koruyan balmumu kaplamasını aşındırarak onlara zarar verir
  • Hasar gören yapraklardan dolayı ağaçlar dügün bir şekilde fotosentez yapamaz

Bu etkenler ağaçları zayıflatır, kötü hava şartlarında ağaçların hasar görmesine, hastalıklar ve böcekler tarafından saldırıya uğramalarına sebep olur.

Asit Yağmurunun Göller ve Nehirler Üzerinde Etkileri

asit yagmurlarinin baliklara zararlari - Asit Yağmuru Nedir? Nasıl Oluşur? Sebepleri ve Sonuçları Nelerdir?

Su habitatlarında asit yağmurunun etkileri belirgin olarak gözlemlenir. Asitli yağmur karadan akar derelere, göllere ve bataklıklara düşer yağmurda doğrudan göl veya nehirlere yağabilir.

Bir gölün asitliği arttıkça, su daha belirgin hale gelir balıklar ve diğer su hayvanlarının sayısında azalmaya sebep olur. Bazı bitki ve hayvan türleri asitliği artan bu sularda diğer cinslere göre daha iyi hayatta kalabilirler. Tatlı su karidesleri, salyangozlar ve midye asitten hızlı şekilde etkilenirler bunları somon, hamamböceği ve golyan balığı takip eder. Balıkların yumurtaları ve yavruları asit yağmurundan en kötü etkilenen canlılardır suyun asitliği genç balıkları da deforme ederek yumurtaların düzgün bir şekilde kuluçkalanmasını önleyebilir.

Suyun asitliği sadece türleri doğrudan etkilemekle kalmaz, aynı zamanda alüminyum gibi toksik maddelerin topraktan suya salınmasına, balıklara ve diğer su hayvanlarına zarar vermesine neden olur.

Göller, nehirler ve bataklıkların her biri hayatta kalmak için birbirlerine bağlı olarak birçok farklı bitki ve hayvan türüne sahip kendi kırılgan ekosistemlerine sahiptir. Bir balık türü kaybolursa, onu besleyen hayvanlar da yavaş yavaş yok olacaktır. Soyu tükenmiş balık belirli bir büyük böcek türü üzerinde beslenirse, bu böcek popülasyonu büyümeye başlarsa, bu daha sonra büyük böceklerin beslendiği küçük böcekleri veya planktonları etkiler.

Asit Yağmurunun Binalara Etkisi

Her tür malzeme, iklimin etkisiyle er ya da geç aşınır. Su, rüzgar, buz ve kar, erozyon sürecine yardımcı olur, ancak ne yazık ki, asit yağmuru bu doğal süreci daha da hızlandırmaya yardımcı olabilir. Heykeller, tarihi eserler, binalar, araçlar, borular ve kabloların tümü zarar görebilir. Etkileri kireçtaşı veya kumtaşından çok daha belirgindir, çünkü bu kaya türleri özellikle hassastır ve gaz halindeki hava kirliliğinden ve asit yağmurundan delinebilirler.

Asit Yağmuru Nerelerde Görülür

Nispeten yakın zamana kadar hava kirliliği yerel bir sorun olarak görülüyor. Güney İskandinavya’da 1950’lerin sonlarında asit yağmuru sorunlarının ilk kez gözlendiği ve daha sonra insanların bu kirliliğin kökenlerinin İngiltere ve Kuzey Avrupa’da çok uzak olduğunu fark etmeye başladıkları görülmüştür. Endüstriyel hava kirliliğine erken cevaplardan biri çok uzun bacalar inşa etmekti. Maalesef, tüm bunlar kirletici gazları bulutların üzerinde yukarıya çekerek emisyonların rüzgarda yüzmesini sağladı. Rüzgar, kirli gazları yüzlerce kilometre uzağa taşıyor tabi bu da asitlerinde taşınacağı anlamına geliyor. Rüzgarın etkisityle İngiltere, Norveç’teki asit birikiminin en az% 16’sına katkıda bulunmuştur. Norveç’in asit kirliliğinin yüzde doksanından fazlası diğer ülkelerden geliyor. Avrupanın en kötü kirleticileri, 1994’te her biri bir milyon tondan fazla kükürt emisyonu üreten Almanya, İngiltere, Polonya ve İspanya’dır. Hükümetler şimdi asit yağmurunun ciddi bir çevre sorunu olduğunu kabul etmeye başlıyor ve birçok ülke kükürt ve azot emisyonlarının miktarını azaltmaya yönelik adımlar atıyor.

Asit Yağmurları Nasıl Önlenebilir?

Emisyonları azaltmak için;

  • Fosil yakıtların yakılması elektrik üretmenin en ucuz yollarından birisi bu nedenle daha çevreci yakıtlar araştırılmalı. (Örneğin hidrojen)
  • Elektrik fiyatlarında ve tüketiminde artış olsa bile hükümetlerin kirlilik kontrolü için daha fazla para harcaması gerekiyor.
  • Baca dumanının içine su ve toz kireçtaşı karışımı püskürtülerek zehirli kükürt ve dumandan arındırılabilir.
  • Otomobillere kimyasal egzoz gazını alan katalitik konvertör takılarak çevreye yaydığı zararlar azaltılabilir.

Mevcut kaynakları korumak için;

  • İnsanların her zaman araba ile seyahat etmek yerine toplu taşıma araçlarını kullanmaları gerekli.
  • Her birey elektrik tasarrufuna önem göstermelidir daha az elektrik kullanımı daha az kaynak kirliliği demek
  • Yürümek, bisiklete binmek ve arabaları paylaşmak, araçlardan kaynaklanan kirliliği azaltır.
Bunları da beğenebilirsin
4 Yorumlar
  1. Merve diyor

    Asit yağmuru ödevime çok işe yaradı. Yakıcı olmadığına sevindim Türkiye de olmaz inşallah böyle bir yağmur

    1. ISMAIL diyor

      Ödevinizde kullanmanıza sevindik derslerinizde başarılar dileriz.

  2. Uğur Baybuğa diyor

    Bu asit yağmurları çok zarar veriyor doğaya.
    Ormanlara balıklara diğer herşeye etki ediyor.
    Yararlı makale için teşekkürler.

    1. ISMAIL diyor

      Dolaylı yoldan insanları da etkiliyor nehirlere göllere karışan asitli sular deniz canlılarını malesef yok ediyor. Umarım ülkemizde böyle felaketlerle karşılaşmayız.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.