Edebiyat dünyası geniş bir kitleye hitap etmektedir. Birbirinden farklı birçok kategoride sayısız eser yazılmış, bazıları çağını ve dönemini aşarak günümüze kadar gelmiştir. Günümüzde ise eserler ortaya çıkmaya devam etmektedir. Bu eserlerin kalitesi belki günümüzde belki de ilerleyen süreçte ortaya çıkarak değer kazanacaktır. Bilgi Sahibi Olunması Gereken Kitaplar ve Özetleri adlı yazımızda, her kişinin 1 defa da olsa okuması gereken kitapları ve özetlerini derledik.

Okunması Gereken Kitaplar

Kitaplar kişileri düşünmeye ve hayat içerisinde yeni durumları keşfetmesine olanak sağlamaktadır. Okunan her kitap kişinin vücudunda yer alan bir vitamin gibi anlam kazanmakta ve yeri geldiği anda kendini belli etmektedir. Okunması gereken kitaplar, sayısız eserler arasından seçilerek tavsiye niteliğiyle sıralanmıştır. Bu kitapların dışında okunması gereken binlerce kitap mevcuttur. Tüm kitapları okumak ve özümsemek için insanların bir ömrünün daha olması gerekir.

  • Tutunamayanlar – Oğuz Atay (1971)

1971 yılında yayımlanan Tutunamayanlar, döneminde anlaşılmayarak birçok eleştiri almasına rağmen ilerleyen süreçte edebiyatımız için önemli bir eser haline gelmiştir. Bazı kitapların döneminde anlaşılmasa da ilerleyen dönemlerde değerli hale gelebileceği hakkında önemli bir örnektir.

Romanın ana karakteri Turgut’tur. Yakın arkadaşı Selim Işık’ın intihar ettiğini öğrendikten sonra olayın etkisinde kalarak yaşanan süreci merak eder. Turgut’un araştırmaları ve roman içindeki diğer karakterlerle iletişimi Selim Işık’ı ortaya çıkarmak ve tanımlamak içindir. Üstün betimlemeler ve psikolojik tahliller, Selim Işık karakterinin sorgulayan ve düşünen insanı temsil ettiğini ve bu yüzden hayata tutunamadığını anlatmaktadır.

Oğuz Atay’ın ölümünden sonra kitap üzerinde yapılan çalışmalar ve yazarın hayatının birleştirilmesiyle birçok otobiyografik öğenin taşındığı anlaşılmıştır.

  • Buddenbrooklar – Bir Ailenin Çöküşü (1901) Thomas Mann

20. yüzyıl yazarları içerisinde saygı duyulan bir konumda yer alan Thomas Mann’ın ilk romanıdır. Eleştirmenler ve kitapseverler yazara ve kitaplarına büyük saygı duymaktadır.

1900 yılında kaleme alınan eser, Kuzey Almanya’da yaşayan zengin bir ailenin ve iş yapısının kuşaklar boyunca geçirdiği değişimi okuyuculara sunar. Gelenekler ve eski yaşantıları, modern hayat karşısında ayakta tutmaya çalışan ve yeni dönemi benimsemek isteyen saygın ailenin çöküşü anlatılmaktadır.

Bu eser 1929 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi olmuştur.

  • Kara Kitap – Orhan Pamuk (1990)

Kara Kitap, Orhan Pamuk’un en popüler eserlerinden bir tanesidir. Türk edebiyatını anlatmak ve değerini göstermek adına kıymetlidir. Farklı anlatım tekniklerinin kullanıldığı eserde, İstanbul’un sanat dünyası içerisindeki karakterlerin arayışları ve gizemli bir olayın çözülmesi anlatılmaktadır.

  • Yüzyıllık Yalnızlık – Gabriel Garcia Marquez (1967)

Yüzyıllık Yalnızlık, yazarın çocukluk döneminde yaşadığı olay ve durumları edebiyat sayesinde sunduğu bir eserdir. Ailesinin farklı ve ilginç yönlerinin yanı sıra, psikolojik betimlemeler ile desteklenen romanda iyi ve kötü birçok şeye rastlamak mümkün. Büyükannesinin hikaye anlatırken betimlemelere yer vermesi ve zengin imgeler kullanması benimseyen yazar, romanda geçen her kelimenin gerçekliğe dayandığını ve çoğu kişinin bu romanı okurken kendi hayatını gördüğünü ifade etmektedir.

  • Körleşme – Elias Canetti (1935)

Körleşme, dünya edebiyatı için önemli bir eserdir ve bilgi sahibi olunması gereken kitaplar listesinde kendisine yer vermemiz kaçınılmazdı. Eserin yazıldığı dönemde Almanya edebiyatı ve siyaseti üzerinde çatışmalar sürmekte iken eserin kalitesi kendini kanıtlayarak evrensel boyutlara ulaşmıştır.

İnsanların kendi oluşturdukları çevre ve düzene sonradan yabancılaşmasını büyük bir ustalıkla anlatan yazar, ana karakteri aydın kesimden seçmiştir. Gerçeklik karşısında körleşen insanları, gerçeklik ve düşünce arasındaki ince çizgi ile anlatmayı tercih etmiştir. Roman, okuyucuları içine çekerek gerçeklerin farkına varılmasını ve mesajın iletilmesini sağlıyor.

  • Sineklerin Tanrısı – William Golding (1954)

Kitabın konusu insanların duygu temelini anlatmaya yöneliktir. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından nükleer savaşın oluşması ve bu olaylardan uzaklaştırılmak istenen çocukların bir adaya bırakılmasıyla başlamaktadır. Adadaki çocuklar yaşam mücadelesi verirken çocuk yanlarını bir kenarı bırakarak liderlik için kavgaya tutuşurlar. Çocuklarda görmek istemediğimiz “kötü” davranışların insanın özünde var olduğunu ve günü geldiğinde ortaya çıkabileceğini savunmaktadır. İnsan davranışlarını anlamak ve çözümlemek için okunması gereken kitaplardan biri olmuştur.

  • Kayboluş – Geogers Perec (1969)

Kayboluş, dünya edebiyatının saygı duyduğu ve bilgi sahibi olunması gereken kitaplar listesinde yer alan önemli bir eserdir. Eserin konusu yazarın hayatından yola çıkmaktadır. Ailesi İkinci Dünya Savaşı’nda kaybolan yazarın hayatındaki boşluk, Kayboluş romanında kendini ortaya çıkarmaktadır.

Geogers Perec’in eserlerinde yaşadığı acıları dahi mizahla şekillendirerek anlatması Kayboluş’ta da görülmektedir. Acıları gülünçlüklerle, anlamsızlıkları mantıkla, sıkıntıları oyunlarla anlatan yazarın mizacı eserin derinliklerine inmiştir. Her okuyucunun farklı şeyler bulabileceği, bazılarının çok gülüp bazılarının çok üzüleceği türdendir.

  • Huzursuzluğun Kitabı – Fernando Pessoa (1982)

Fernando Pessoa’nın bu eseri, bir deneme kitabı veya yazarın bir güncesi olarak da değerlendirilmektedir. Eser içerisindeki kimliklerin, bir anlamda kendisini tanımlayan başka haller olduğu gözlemlenmiştir. Gerçek ve hayalin çatışması ile birbirini yok etme çabası, yaşamın hayalleri yok etmesi, yaşama mal olan değerler, insanın duyarlılığı gibi birçok konu sıra dışı şekilde anlatılarak okuyucunun hayatını sorgulamasına yol açmaktadır. Okuyucular kitabı bitirdikten sonra hayatlarında yer alan maddi ve manevi değerleri sorgulamaktadır.

  • Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği – Milan Kundera (1984)

Bilgi sahibi olunması gereken kitaplar listesinde yerini alan bu eser, birbirinden farklı ancak hepsinin bağlantılı olduğu dört karakter üzerinden yazılmıştır. Karakterlerin aile, otorite, varoluşçuluk, geleneksellik ve inançlar ile olan ilişkilerinin yaşadıkları coğrafya ile nasıl şekillendiği anlatılmaktadır. İnsanın varlığını devam ettirebilmesi için bağlandığı tüm inançlardan uzaklaşması gerektiğini savunmaktadır.

Romanın sonunda var olmak için mücadele eden karakterlerin değişimleri gözlemlenir. Karakterlerin içsel bağlardan kurtularak özgürleşmesi ve kendilerine yeni bir hayat kurması ile sonlanır. Tabi ki her karakterin sonu farklıdır. Kimi iyi kimi ise kötü.

  • Siddharta – Hermann Hesse (1922)

Siddhartha Guatama’nın diğer adıyla Buda’nın hayatını konu alan bu eser Budistlik ve Budizm’i ele almaktadır. Romanın ana karakteri olan prens gerçeğin peşinde koşarak tüm mal varlığını ve gücünü geride bırakarak ormanlarda yaşam sürmeye başlar. Gezgin bir dilenci olarak yaşamını devam ettiren prens, Buda ile karşılaşır ve Budizm felsefesinin temellerini anlatır. Karakterin Budizm ile yeni bir yola girmesi, eserin okuyucuyu içine çekmesine yol açar.

  • Oblomov – Ivan Gonçarov (1859)

Kitap romanın ana karakterinin ismini taşımaktadır. Çevresine bağlı olarak yaşam süren karakter, bol bol hayal kurarak kendi dünyasını şekillendiren klasik bir tiptir. Doğunun yaşam kültürünü ve karakteristik özelliklerini en iyi şekilde ortaya koyan bu eser, Rus edebiyatı için büyük önem taşımaktadır. Doğu ile Batı arasındaki fark Oblomov ile daha anlaşır hale gelmiştir.

  • Cesur Yeni Dünya – Aldous Huxley (1932)

Cesur Yeni Dünya adlı eser, çağının çok ötesinde geçmektedir. 26.yüzyılı konu alırken insanların birçok alanda ileri seviyelerde olduğu dönemi kapsamaktadır. Genetik çalışmalar ile insanın yapısı değiştirilmiş, hastalıklara karşı büyük üstünlük sağlamış ve ırklar arasında eşitsizlikler kaldırılmıştır. Bu durum zengin, sağlıklı ve huzurlu bir toplumu oluşturmuştur. Eserin ortaya koyduğu ütopya ancak insani değerlerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olmuştur.

  • Körlük – Jose Saramago (1995)

Jose Saramago’nun en iyi kitabı olarak gösterilen Körlük, ana karakterin bir anda körleşmesiyle başlamaktadır. Tedavi olmak için başvurduğu doktorlara da körlüğün bulaşması ile salgın haline alarak tüm kente yayılır. Bu körlük, öldürücü bir hastalık olmasa da ahlaki değerleri yok etmektedir.

Körlük olgusunun metafor olarak kullanılması ile anlatılmak istenenler basit ve sıradan sözcüklerle ele alınarak anlaşılır hale getirilmiştir. Liberal demokrasinin sağlıksız bir ortam oluşturduğu ve insanların bu duruma sürüklendiği anlatılırken kahramanların monologları birçok mesajı içermektedir.

  • Madam Bovary – Gustave Flaubert (1856)

Gustave Flaubert, dönemini en iyi anlatan yazarlardan biri olarak gösterilmektedir. Madam Bovary adlı eseri 19.yüzyılda yaşam süren Fransız kadınının iç dünyasını, kısıtlanmış hayatını ve dönemin kadın erkek ilişkilerine ışık tutmaktadır.

Ana karakter Madam Bovary, evlendiği doktorun peşinden taşra yaşamına sürüklenir ancak bu yaşamı kabullenmez ve razı olmaz. Okuduğu kitaplardan ve benimsediği hayallerinden vazgeçmeyerek büyük fedakarlık gösterir ve aradığı aşkı bulmak için birçok fedakarlık yapar. Eser kişilere zenginlik, evlilik ve cinsellik kavramlarını tekrar sorgulatmaktadır.

  • Deniz Feneri – Virginia Woolf (1927)

Bilinç akışı tekniğinin usta ismi Virginia Woolf’un otobiyografik romanı olarak bilinen Deniz Feneri adlı eser, yazarın kendi hayatından ve çevresinden izler taşımaktadır. Romanda geçen Ramsay ailesinin sorunları ve yaşamı ele alınmıştır. Kocasına hayran olan Mrs. Ramsay ile ailesine duyarsız davranışlar sergileyen Mr.Ramsay etrafında sergilenen diğer karakterle birlikte geleneksel aile yaşamını anlatıp sorgulanmasını sağlamaktadır.

Yazarın hayatından parçalar bulunsa da 20.yüzyılın başında, evlenmenin kadın yaşamındaki yeri ve etkisi, kadının toplumdaki payı, kadının evlilik dışındaki var olabilecek hayatları hakkında derinlemesine inceleme gerçekleştirmektedir.

  • Ölü Canlar – Nikolay Vasilyeviç Gogol (1842)

Rus klasiklerinin ilk eserlerinden biri olan Ölü Canlar, Rus toplumunun 19.yüzyıldaki yaşamını en iyi şekilde anlatan eserlerden birisi olarak gösterilmektedir. Romanın ana karakteri Çiçikov, zengin olmak için çeşitli yollar denemiş ve sonunda kendisini zenginliğe götürecek yolu bulmuştur. Kasabaları gezerek toprak sahiplerinin ölü kölelerini resmi evraklar üzerinden satın alarak itibar sahibi olmak onun hayatını değiştirmiştir.

  • 1984 – George Orwell (1949)

Roman, kendisine bir ütopya yaratan eserlerdendir. Merkezi tek partinin halk üzerindeki baskısı, beyin yıkamak için başvurduğu yöntemler, kişilerin yönlendirilmesi ve baskıdan taviz verilmemesi anlatılmaktadır. Bu kitap, totaliter rejimlere büyük bir eleştiri yapmaktadır. Eser dönemini aşarak en başarılı romanlardan biri olarak adını kazımış ve bilgi sahibi olunması gereken kitaplar listemizdeki yerini almıştır.

  1. Bulantı – Jean Paul Sartre (1938)

Bulantı kitabı, varoluşçuluğu anlatan en eski kitaplardan biridir. Yazarın günlük tarzında ele aldığı eser, güçlü bir bireyi esas almış ve toplum karşıtı görüşler ifade etmiştir. Sartre’nin kendi felsefesi kitapta net olarak anlaşılmaktadır.

  • Veba – Albert Camus (1947)

Cezayir’in Oran kentinde meydana gelen veba salgının etkileri anlatılmaktadır. Ancak kitapta anlatılan veba salgı bir metafor olarak kullanılmakta iken asıl vebanın Nazilerin Fransa’yı işgali olduğu ifade edilmektedir. Hayatın ve varoluşun tüm zorluklara rağmen mücadeleyi bırakmamayı ve umutlu bir şekilde hayata anlam katmayı önermektedir.

  • Savaş ve Barış – Lev Nikolayeviç Tolstoy (1869)

Dünya edebiyatında saygı duyulan en büyük yazarlardan birisi olan Tolstoy’un romanı, vatanseverlik, nihilizm, ahlak, Tanrı’nın varlığı gibi kavramların etrafında gelişen sorunları ele almaktadır. Edebiyat otoriteleri tarafından mutlaka okunması gereken kitaplardan biri olarak gösterilmiş ve bilgi sahibi olunması gereken kitaplar arasında yerini almıştır.

  • Karamazov Kardeşler – Fyodor Dostoyevski (1880)

Karamazov Kardeşler, Dostoyevski’nin ele aldığı son büyük eseridir. Ana karakter Karamazov zevke ve paraya düşkündür. Esrarengiz bir şekilde öldükten sonra farklı karakter yapısına sahip oğullarının ortaya çıkması Rusya genelinde takip edilen ve çözülemeyen bir dava halini almıştır.

  • Dava – Franz Kafka (1925)

Kitabın yazıldığı dönemden sonra ortaya çıkan yurttaşlık hakkının insanların elinden alınması ve totaliter rejimlerin zulümlerine karşı bir öngörü oluşturduğu düşünülmektedir. Ana karakter Josef’in mahkeme ile yaşanan sürecinde mahkemenin metafizik ya da dinsel bir otoriteye sahip olduğu görülür. Suçtan çok suçluya odaklanan hukuk sisteminin paradigmasını inşa eden yazar, okuru içine çekerek yorumlamasını ve görüşlerini değerlendirmesini ister.

  • Fareler ve İnsanlar – John Steinbeck

Okunması gereken kitaplar listemizde yer alan Fareler ve İnsanlar adlı eser, işçi sınıfının çalışma ve yaşam koşullarına yer vermektedir. İki gezgin çiftçinin başından geçenler etrafında yoğunlaşan kitabın içerisinde John Steinbeck’in gerçek hayatından da unsurlar bulunmaktadır. Yazar bir dönem çiftçilik yapmış ve durumu yakından gözlemlemiştir.

  • Fahrenheit 451 – Ray Bradbury

En çok okunan kitaplarından birisi olan Fahrenheit 451, yazarın teknoloji ve televizyon eksenindeki eleştirisine yer vermektedir. Teknolojinin ve insanlığı bağımlı hale getiren televizyonların, kitap okumak gibi aktivitelerden uzaklaştırdığını anlatmıştır. Ana karakter Guy Montag, kitapları yakmakla görevli bir itfaiyecidir. Verilmek istenen mesajlar, toplum ve insanlığın gerçeklerini anlatmaktadır.

  • Nietzsche Ağladığında – Irvin D. Yalom

Bilgi sahibi olunması gereken kitaplar adlı listemizin son eseri olan Nietzsche Ağladığında, psikanaliz, felsefe ve tıp alanlarını etkileyen gerçek isimler bulunmaktadır. Freud, Nietzsche ve Bruer’e ek olarak bu isimleri etkileyen Lao Salome de çarpıcı şekilde anlatılmaktadır. Bu kişilerin felsefik, entelektüel yaşamları ümitsizlik temasının altında anlatılmaktadır.

Bilgi Sahibi Olunması Gereken Kitaplar ve Özetleri adlı yazımızda, dünya edebiyatı içerisinde okunmaya değer kitaplara yer vermeye çalıştık. Bu listeye sayısız eser eklenebilir veya birçok kişinin fark edemediği özellikleri sizler fark edebilirsiniz. Yazarın vermek istediği mesaj bazen kişiden kişiye değişmekte bazen de birden çok olmaktadır.