Evrenin nasıl oluştuğuna dair birçok kuram bulunmaktadır ancak bunların en bilindik olanı Büyük Patlama Kuramı diğer adıyla Big Bang Kuramı’dır.  Sadece evrenin başlangıcını değil içerisinde evrenin başlangıçtan itibaren nasıl büyüdüğünü, nasıl genişlediğini ve bu sürecin neye benzediğini de açıklamaktadır.

Büyük Patlama Big Bang Teorisi Nedir

Büyük Patlama Teorisi, 1920 yılında Rus Fizikçi ve matematikçi Alexander Friedmann ve Belçikalı matematikçi astronom Geogers Lemaitre tarafından ortaya atılmış, teori çeşitli kanıtlarla desteklenerek bu süreci açıklamaya çalışan birçok kesim tarafından kabul görmüştür.

Basit bir şekilde Büyük Patlama Teorisi’ni anlayacak olursak, evrenin ilk başta küçük bir tekillik ile başladığını ve daha sonra bugünkü haline gelinceye kadar yaklaşık 13,8 milyar yıldır büyüdüğünü ve genişlediğini ileri sürür. Evrenin nasıl oluştuğuna ve bu sürecin kaç milyar yıldır devam ettiğini net olarak açıklamak şu an için imkansız olduğu için teoriler üzerinden hareket edilmektedir.

Evren Gerçekten Patladı Mı?

Bu süreçte yanılgılardan bir tanesi de evrenin gerçekten patladığı yanılgısıdır. Büyük Patlama Teorisi, ortaya atıldıktan bir süre sonra tepkiler de toplamıştır. Evrenin nasıl meydana geldiği hakkında birçok teori ortaya atılırken, diğer teori sahipleri bu teoriyi eleştirmek ve küçümsemek için “Büyük Patlama Teorisi” adını kullanmıştır. Ancak bu isim, dalga geçmenin ötesine geçerek saygı görmüş ve günümüze kadar bu ismiyle ulaşmıştır.

Evrenin küçük bir tekillikten meydana geldiğini ifade eden bu teoride, patlama olması durumunda evrenin genişlemek yerine parçalara dağılarak birçok bölüme ayrılması gerekir. Her ne kadar bu genişleme sırasında yüksek sıcaklıktaki madde bir merkezden dışarıya doğru saçılmış olsa da evrenin parçaları ile alakası yoktur. Çünkü Büyük Patlama sırasında etrafa bir şey saçılmadı ve günümüzde uzay-zaman düzlemi olarak tabir ettiğimiz düzlem oluşmaya başladı. Büyük Patlama yaşandığı sırada uzaydan bahsetmek mümkün değildir. Teoriye göre, genişleme başladıktan sonra uzay ve düzlem oluşmaya başladı. İçinde yaşadığımız bu dünya da genişleyen dokunun içinde ortaya çıkan ürünlerden biridir.

Big Bang Teorisi ve Evrenin Yaşının Belirlenmesi

2013 yılında NASA’nın yaptığı çalışmalar ile, arka plan ışınımını detaylarda haritalandıran ve evrenin yaşını ortaya çıkarmaya çalışan işlem sayesinde, evrenin 13.82 yaşında olduğu sonucuna ulaşıldı. Ancak bu haritalar birçok gizemi de ortaya çıkardı. Araştırmacılar, evrenin büyük bir kısmının hissedilemeyen madde ve enerjiden oluştuğunu düşünüyorlar. Algılanamayan maddeye karanlık madde ve karanlık enerji isimleri verilmektedir. Şuan içinde yaşadığımız evrenin yalnızca yüzde 5’lik bir kısmını gezegenler, yıldızlar ve gökadalar oluşturmaktadır. Geriye kalan yüzde 95’lik bir dilim ise karanlık madde ve karanlık enerji olarak gizemini korumaktadır.

Büyük Patlama Big Bang Teorisi İspatları

Teori ortaya atıldıktan sonra birçok ispata ihtiyaç duymaktaydı. Teoriyi ortaya atan Friedmann ve Lemaitre tarafından birçok konuda ispat yöntemine gidildi.

  1. Evren karanlık bir yerdir. Geceleri gezegenler de dahil olmak üzere her yer karanlığa gömülmektedir. Evren sonsuz olsaydı, sonsuz sayıda yıldız ve sonsuz miktarda ışık olması gerekecekti. Dolayısıyla Evren sonlu olmalıdır. Evren sonluysa tabi ki başlangıcı da olmalıdır.
  2. Evren’in daha uzak noktalarından Dünya’ya ulaşan ışığın spektrumu kırmızıya daha yakın frekanslara kayar. Buna kırmızıya kayma denir.
  3. Evren’in “özel” olduğunu gösteren hiçbir niteliği yoktur. Dahası, Evren’in herhangi bir noktasının “özel” olduğunu gösteren hiçbir nitelik yoktur. Evren, her noktada homojen ve eş gibi gözükmektedir.
  4. Evren’in ne tarafına bakarsanız bakın, birbirine benzer nitelikler görürsünüz. Yani Evren izotropiktir.