Atmosfere yükselen bazı gazlar, dünyayı kirletmekte ve döngüsel düzeni bozarak değişikliklerin oluşmasına sebebiyet vermektedir. Bu etki havaya, suya, toprağa, insana, bitkiye, hayvana ve çevrenizde var olan tüm kaliteye zarar vermektedir. Dünyayı Kirleten Gazlar Hangileridir? Adlı yazımızda, atmosferi olumsuz etkileyen gazlar hakkında detaylı açıklamalar yer almaktadır.

Hava Kirliliği Yapan Gazlar

Hava kirliliğine sebebiyet veren gazlar insan faaliyetleri sonucunda ve doğal kaynaklar sonucunda olmak üzere iki sınıfta incelenmektedir. Bunlar kendi alanlarında incelenmekte ve genellikle doğal kaynaklar ile oluşan kirli gazların önüne geçilememektedir.

Hava kirletici gazların doğal kaynakları; denizler, okyanuslar, bitkiler, toz fırtınaları, orman yangınları ve volkanik patlamalardır.

İnsan faaliyetleri sonucu ortaya çıkan zararlı gazlar ise antropojenik olarak adlandırılmaktadır. Isınma (kalorifer kazanları, sıvı, katı ve gaz yakıt sobaları), endüstri (endüstriyel prosesler, termik santraller ve katı atık yakma tesisleri) ve ulaştırma (motorlu taşıtlar, uçaklar, gemiler ve demiryolları) antropojenik kaynaklar olarak sıralanabilir.

Dünyayı Kirleten Gazlar

Doğa olaylarıyla ve insan eliyle ortaya çıkan gazlar, dünyayı kirleten bir etkiye sahip oldukları için küresel, bölgesel ve lokal ölçekte zararları insanları ve insanlığı etkilemektedir. Dünyayı kirleten gazlar;

  • Karbondioksit:

Havadaki varlığı düşük oranlarda olsa da yaşamın devamlılığı için gereklidir. Havadaki karbondioksit oranı %0 – 0.03 arasındadır. Şehirlerde insan ve diğer canlıların yaşamasına ek olarak ev ve fabrika bacalarından çıkan gaz oranı da yüksek olduğu için denizlere oranla daha yüksek karbondioksit oranına sahiptir.

Atmosfere karışan karbondioksitin %20’si canlıların solunumları sonucu havaya karışırken geriye kalan %80’lik kısım fosil yakıtların kullanılması sonucunda oluşmaktadır. Yapılan araştırmalar, dünyadan atmosfere salınan karbondioksit oranının her geçen sene daha da arttığını göstermektedir. Hava kirliliğini ve küresel ısınmayı engellemek için yapılması gereken ilk iş karbondioksit salınımını kontrol altına almaktır.

  • Karbon Monoksit:

Bu gaz kokusuz, renksiz ve kokusuzdur. İçerisinde karbon içeren yakıtların tam anlamıyla yanmaması sonucunda ortaya çıkar. Kararlı karbon monoksitlerin atmosferde geçirdikleri vakit 2 ayı bulmaktadır. Bir yılda atmosfere salınan karbon monoksit miktarı 232 milyon tondur ve bunların %70’inden fazlası ulaşım sektörü tarafından oluşturulmaktadır. Şehir merkezlerinde karbon monoksit oranının yükselmesi insan sağlığını olumsuz etkilemektedir çünkü solunduğu takdirde kan içerisinde taşınan oksijen miktarını düşürmektedir.

  • Kükürtdioksit:

Kükürt dioksitler, fosil yakıtların yanması sonucu atmosfere karışmakta ve 40 gün süreyle asılı kalmaktadır. Dünya üzerindeki kükürt dioksit salınımının %80’i endüstriyel kaynaklar tarafından oluşmaktadır. Bu salınımda en çok pay sahibi olan bölgeler ise Avrupa ve Kuzey Amerika’dır.

  • Metan:

Metan gazı daha çok insan kaynaklı oluşan bir hava kirleticidir. Organik atıklar oksijensiz bir ortamda ayrışma gösterir ise metan gazı ortaya çıkmaktadır. Başlıca metan gazı kaynakları; çiftlik gübreleri, pirinç tarlaları, bataklıklar, çöp yığınları ve bazı canlılardır.  Metan gazının dünya üzerinde etkili olan küresel ısınmaya etkisi %13 olarak açıklanmıştır.

  • Azot Oksitler:

Kokusuz ve renksiz gazlar arasında yer alan azot oksitler, maddelerin yüksek sıcaklık ile yanmaları sonucunda ortaya çıkar ve neredeyse tüm yanma şekillerinde salınım gerçekleşir. İnsan kaynaklı gübreleme de görüldüğü gibi araçların hareketiyle de oluşmaktadır. Egzoz gazları başlıca sebep olarak yazılabilir.

Atmosferde 1 gün kalıcılık gösteren Azot Oksitlerin küresel iklim değişikliğine oranı %5 olarak açıklanmıştır.

  • Kloroflorokarbon Gazları:

Bu gazın ortaya çıkması doğal kaynaklar sonucunda değil insan eliyledir. Atmosferde geçirdikleri süre 130 yılı bulmakta ve küresel iklim değişikliğindeki payı %22 olarak açıklanmaktadır.

Soğutucu aletlerin içindeki gazlar, spreylerdeki püskürtücü gazlar ve bilgisayar temizleyiciler Kloroflorokarbon Gazlarının temel kaynaklarıdır.  Bu gazlara aşırı derecede maruz kalmak cilt kanseri riskini arttırmaktadır.

  • Hidrokarbonlar:

Hidrokarbon gazları benzin, doğal gaz, petrol ve kömürün yanması sonucu ortaya çıkmaktadır.

  • Toz Emisyonlar (Partikül Maddeler)

Partikül maddeler metal endüstri ve çimento fabrikalarında yapay yollarla ortaya çıkarken volkanlar en belirgin doğal kaynaklardır. Orman ve kömür yangını gibi yanmalar da partikül maddelerin ortaya çıkmasını sağlar.