Ekosistem, belirli bir alanda yaşayan canlılar ile çevre arasında devam eden ilişkilerin bütünüdür. Bu sistem içinde tüm canlı ve cansız varlıklar arasında bir denge içinde devam eden ilişkiler mevcuttur. Dengenin bozulması halinde, öngörülemeyecek sonuçlar ortaya çıkabilir. Ekosistemin, doğanın dengesi olarak yorumlanması da mümkündür.

Ekoloji ise, cansız çevre ile bu çevrede yaşayan canlıların birbirleriyle olan ilişkilerini inceleyen bir bilim dalıdır. Ekoloji doğadaki tüm canlı ve cansız varlıkları, bilim çerçevesinde inceler ve analiz eder. Bu ekosistemin doğru ve düzgün bir şekilde devam edebilmesi için gerekenleri ortaya koyar.

Ekosistemin Bileşenleri Nelerdir?

Abiyotikler, üreticiler, tüketiciler ve ayrıştırıcılar ekosistemin bileşenlerini oluşturur. Abiyotikler ekosistemin cansız bileşenlerini oluşturur. Tabiat her şeyiyle bir bütündür. Bu bileşenlerden canlı veya cansız olması fark etmeksizin herhangi birinde eksiklik olması istenmeyen sonuçlar doğurur.

Tüm ekosistem bileşenleri birbirleri ile dolaylı ya da dolaysız ilişki içindedir. Bu ilişki çok ince düşünülmüş bir altyapıya sahiptir. Doğanın canlı ve cansız varlıkları bu ilişkiyi tüm zamanlarda sürdürmüşlerdir ve halen sürdürmeye devam etmektedirler.

Üreticiler, tüketiciler ve ayrıştırıcılar ise ekosistemin canlı bileşenleridir. Bu bileşenler ekosistem üzerinde aktif role sahiptir. Faaliyetleri, üretimleri ve tüketimleri ile doğrudan dengeyi etkileyebilirler. Oluşturdukları etkinin bir çoğu ise gözle görülür düzeydedir.

Ekosistem Nasıl Korunur?

İşin aslına baktığımızda, aslında hiçbir şey yapmamanın ekosistemi koruma yolu olduğunu görürüz. Ancak insanlık hiçbir şey yapmamak yerine birçok şey yapmayı tercih etmiş ve ekosistemi olumsuz yönde etkilemiştir. Sadece günümüze bakarsak hata etmiş oluruz. Çağlar öncesinde de insanlar birçok farklı bitkinin ya da hayvanın soyunun tükenmesine, doğal bitki örtüsünün türünün değişmesine sebep olmuşlardır. Asıl olarak doğaya yaptığı kötülüklerin kendisini etkileyebileceğini ise hiç hesaba katmamışlardır. İnsanların doğaya olan olumsuz etkileri her geçen gün artarak devam etmiştir.

Doğada yaşam alanları bozulan canlılar yaşamlarını sürdürseler de üremeye devam edemezler ve soylarını devam ettiremezler. Bu nedenle soylarının tükenme tehlikesi ortaya çıkabilir. Belirli ekosistemlerde canlılıklarını sürdüremeyen canlılar ise dengeyi bozacakları için tüm ekosistemin bozulmasına yol açabilirler.

Cansız çevre, canlıların evi niteliğinde olduğundan dolayı, dengeyi bozmayacak şekilde varlığını devam ettirmelidir. İnsanlar çevreyle bir bütün olduklarını unutmamalı, yaşamlarını çevrelerine zarar vermeyecek şekilde sürdürmelidirler. Ekosistemin korunması ancak bu yolla mümkün olabilir.

Ekosistemin Özellikleri

Ekosistem, belirli bir alan ile sınırlanmış olabilir. Örneğin bir göl ekosisteminden bahsetmek mümkündür. Ya da sınırları belli olan bir bataklığın ekosisteminden bahsedilebilir. O sınırlı alanın canlı ve cansız varlıkları ile bu varlıklar arasındaki ilişkinin tarifi için kullanılır.

Doğada yaşamını sürdüren canlıların hareketleri ve özellikle hayvanların devamlı yer değiştirme özellikleri göz önünde bulundurulursa ekosistem sınırlarının çizilmesinin hiç de kolay olmadığı anlaşılır. Doğa, dinamik bir alana sahiptir. Devamlı değişim ve gelişim halidedir. Böyle olunca, ekosistemler de dinamik alanlardır ve devamlı değişime uğrayabilirler. Bir ekosistemi oluşturan, özellikle canlı varlıklar devamlı olarak hareket halinde olup farklı ekosistemler arasında gezebilirler.

Bir ekosistemin özellikleri hakkında yorum yapabilmek için o ekosistemde yaşayan varlıkların yıllık yaşam döngüleri, göç hareketleri, beslenme özellikleri ve cansız varlıklarla olan ilişkileri hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. Her ekosistemin kendine özgü dinamikleri olabilir. Dikkatli bir şekilde inceleme yapıldığında ekosistemlerin fazlaca bileşene sahip olduğu görülür.

Ekosistem Çeşitleri

Ekosistemler temelde su ve kara ekosistemi olmak üzere ikiye ayrılırlar. Bu, en genel ayrımdır. Bir kara ekosistemini kara üzerinde yaşayan insanlar, hayvanlar ve bitkiler gibi canlı varlıkların yanında toprak, dağ, kaya gibi cansız varlıklar oluşturur. Su ekosistemini ise göl, deniz, akarsular ve buralarda yaşayan tüm su altı canlıları oluşturur.

Ekosistemlerin özelliği kendi içlerinde bir bütün olmaları yanında diğer ekosistemler ile etkileşim halinde olmalarıdır. Yani su ve kara ekosistemleri birbirlerinden ayrı olarak düşünülemezler. Doğanın kanunları gereği, canlı ve cansız varlıklar birbirleri ile etkileşim ve iletişim halindedirler.

Ekosistemler oldukça fazla çeşitlendirilebilir. Bu çeşitler ekosistem sınırları küçüldükçe artar. Ancak hepsi birleşip yeryüzünün genel ekosistemini oluştururlar.

Ekosistemde Meydana Gelen Bozulmaların Sonuçları

  • Ekosistemin bir denge üzerine kurulu olduğundan bahsetmiştik. İnsanların bilerek ya da bilmeyerek yaptıkları sonucunda, ne yazık ki ekosistemlerde bir takım bozulmalar meydana gelmiştir. Bu bozulmaların sonuçlarını ise şu şekilde özetlemek mümkündür.
  • İklim değişikliği, ekosistemde meydana gelen bozulmanın en ağır sonucudur. İklim değişiklikleri doğrudan canlıların yaşamını tehdit eder ve doğanın dengesinin tamamıyla bozulmasına yol açabilir.
  • Dünya’nın genel coğrafyasının değişikliğe uğraması, ekosistemde yaşanan bozulmaların sonuçları arasındadır.
  • Su ve besin kaynaklarının azalması, son derece beklenen ve öngörülen bir sonuç olmasına rağmen önlem alınmadığı için önüne geçilememektedir.
  • Canlı çeşitliliğinin azalması çağlar öncesinden başlayan bir süreçtir. İnsanlığın tarihinden bu yana giderek canlı çeşitliliği azalmış ve bugünkü seviyesine gelmiştir. Ne yazık ki soyu tükenen hayvanlarla beraber canlı çeşitliliğindeki azalma devam etmektedir.