Elektrik, hayatımızda olmazsa olmazlardandır. Hemen hemen hayatımızın her anında elektrik enerjisine ihtiyaç duyarız. Elektriğin olmadığı bir dünya düşünülmesi pek mümkün değildir. Bu nedenle tarihin öncelerinde yaşayan kişilerin hayatları düşünüldüğünde yaşamın oldukça zor olduğu anlaşılmaktadır.

Aslında elektrik bir enerji türüdür ve dünyada hep var olmaktadır. Elektrik bir icattan çok keşif olmaktadır. İki cismin sürtünmesi sonucu, sıkıştırma gibi bir mekanik etkinin olduğu sırada ya da ısının bazı kristallere olan etkisinden dolayı meydana gelen ve etkisini de itme, çekme, kimyasal, mekanik veya ısı olayları şeklinde gösteren bir keşiftir.

Yunanca elektron kelimesinden türeyen elektrik kelimesi günümüzde de kullanımına devam etmektedir. Elektrik aslında yüzyıllar önce kehribarın kumaş gibi maddelere sürtünmesinden sonra kıl veya toz gibi hafif olan cisimleri kendisine çekmesi ile beraber keşfedilmeye başlamıştır.

Elektriğin Keşfindeki İlk Süreç

Yunanlı filozof Thales, milattan önce 600’lü yıllarda kehribar kumaş olayının sadece kehribar ile alakalı olduğunu düşünmüş ve elektron adını ilk defa kullanmıştır. Aradan yıllar geçtikten elektriğin bazı kanunları bulunmuştur. Yunanlı bilginler, bir yere sürtülen bir cismin, kâğıt veya mantar parçaları türünden hafif olan maddeleri çekebilme yeteneğinin farkındaydı.

İngiliz bilim adamı William Gilbert, 16. Yüzyılın sonlarına doğru elektriği ciddi anlamda incelemeye başlayan ilk kişidir. Elektrik terimini ilk kullanan kişilerden biri olan William Gilbert, statik elektrik ile manyetizma arasındaki ilişkiler üzerinde araştırmalar yapmıştır ve günümüzdeki elektrik yüzlerinin artı ve eksi oluşlarını belirleyerek adlandırılmasını gerçekleştirmiştir. William Gilberts, elektriğin veya manyetizmanın babası olarak bilinmektedir. Yani elektriği bulan kişi William Gilbert olarak gösterilmektedir.

1767 yılında Joseph Priestley, elektrik yüklerinin birbirini çektiğini keşfetti ve bu çekme kuvvetini aralarındaki uzaklığın karesi ile ters orantılı bulmuştur.

Alessandro Volta’nın Pili İcat Etmesi

Fakat tüm bunlara rağmen 1672 yılına kadar elektriğin buluşu ile ilgili kayda değer herhangi bir araştırma olduğu söylenmemektedir. 1672 yılında ise Otto van Guericke ismindeki kişi, elini hızlı dönen kükürt kürenin karşısına tutarak daha güçlü bir elektrik üretmiştir.

1729 yıllarında Stephen Gray isimli bilim adamı, metaller gibi maddelerin elektriğin bir yerden bir yere iletildiğini keşfetmiştir. Bu tür iletken maddeleri ise ‘kondüktör-iletken’ maddeler olarak tanımlamışlardır. Amber, cam, kükürt ve balmumu gibi bazı diğer maddelerin ise elektriği taşımadığı yani iletken olmadığı keşfedilmiştir. Bu tür maddelere ise yalıtkan ismi verilmiştir.

Statik elektriğin dışında akan elektriğin buluşu ise 1800 yılında Alessandro Volta’nın yaptığı deneyler sonucu ortaya çıkmıştır. Sonrasında yaptığı deneyle ile ilk elektrik pilini ve sonrasında ilk elektrik akımını elde etmeyi başarmıştır. Elektrik akımına Volt adının verilmesinin sebebi de budur.

Benjamin Franklin’in Buluşları

1733 yılına gelindiğinde Du Fay adındaki Fransız bilim adamı pozitif ve negatif elektrik yüklerini bulmuştur. Fakat Du Fay pozitif ve negatif elektrik yüklerinin iki farklı türde elektrik olduğunu düşünerek yanılmıştır.

Elektriğin günümüzdeki en gerçeğe yakın tanımını Benjamin Franklin gerçekleştirmiştir. Franklin’in düşüncesine göre doğada bulunan tüm maddelerin yapısında elektriksel bir akış gerçekleşmekteydi. İki madde arasındaki sürtünmenin, meydana gelen bu akıştan sadece bir kısmının, miktar olarak diğer maddeye geçmesine neden olduğunu düşünmekteydi.

1808 yılında Humprhy Davy, elektrik akımı bulunduran iki adet kömür elektrotu ayırarak bir ark oluşturmayı başarmıştır. Oluşturduğu bu elektrik ardı ile birlikte elektriğin ısı veya ışık enerjisine dönüştürülebildiğini göstermiştir. Hans Christian Orsted, 1820 yılında elektrik akımının iletken bir çevre içerisinde magnetik bir alan oluşturduğu sonucuna varmıştır.

Elektriğin Dehası Nikola Tesla

1900’lü yıllarda Nikola Tesla, günümüzdeki ticari elektriğin oluşturulmasında büyük katkılar sağlamıştır. Elektromanyetizma ile ilgili birçok devrim niteliğindeki gelişmelere katkıda bulunmuştur. Yaptığı en önemli gelişmeler ise alternatif akım (AC), çok fazlı elektrik dağıtım sistemi ve alternatif akım motorlarıdır.

Sonrasında ise Tesla ve diğer bilim adamları tüm bu buluşları geliştirerek günümüzdeki elektrik üzerinde ciddi çalışmalar yapmıştır. 1881 yılında Thomas Alva elektrik üretim merkezi ile beraber dağıtım şebekesini kurarak elektrik enerjisinin hem sanayide hem de günlük yaşamdaki evlerde yaygın bir şekilde kullanılmasını başlatmıştır. Zamanla elektrik enerjisi evrimler geçirerek enerji, ışık ısı gibi birçok alanda kullanılmaya başlamıştır.