Vücut metabolizmasında işleyişin sıkıntısız devam edebilmesi için kan akışı sürekli devam etmektedir. Fakat çeşitli nedenlere bağlı olarak kan akışında aksamalar meydana gelebilmektedir. Farklı damarlarda ortaya çıkan kan akışında gözlenen aksamalar veya tamamen duraksamalar büyük sorunlara neden olabilmektedir. Örneğin kalbi besleyen damarlarda meydana gelebilecek kan akışında duraksama veya azalma kalp krizine neden olabilmektedir. Kan akışının haricinde kalp damarlarında herhangi bir nedene bağlı olarak pıhtı ile tıkanması sonucunda da kalp krizi riski ortaya çıkmaktadır.

Kalp krizinin belirtilerinden bahsedecek olursak en basit ve en sık yaşanan haliyle göğüs ağırlarından bahsedebiliriz. Kalp krizi belirtisi olarak ortaya çıkabilecek göğüs ağrıları bazen göğsün tam ortasında ortaya çıksa da omuzda, boyunda, karında ve sırtta da kendisini gösterebilmektedir. Genellikle kalp krizi geçiren bireyler ağrıların sadece göğüste olduğunu düşünerek yanılmaktadırlar. Bahsettiğimiz bölgelerde de kalp krizine bağlı olarak ağrılar görülmekte olduğu bilinmeli ve bu tarz şikayetlerde zaman kaybetmeden gerekli önlemler alınmalıdır.

Kalp krizi belirtileri sadece ağrıdan ibaret değildir. Soğuk terlemeler, nefes darlığı, çarpıntı, baş dönmesi, kusma, bayılma sıkıntı gibi kalp krizi belirtileri de bulunmaktadır. Uzmanlara kalp krizinin en belirgin belirtisi olarak saydığımız ağrıların özellikle diyabet rahatsızlıkları olanlarda ve çeşitli nörolojik problemi olanlarda yaşanmayabileceği fakat buna rağmen kalp krizi geçirebilecekleri konusunda uyarılarda bulunmaktadırlar. Kalp krizinde erken teşhis birçok hastalık halinde olduğu gibi çok önemlidir.

Çeşitli nedenlere bağlı olarak kişi kalp krizi geçirdiği hissine kapıldıysa ilk olarak kendisini güvenli bir konuma almaya çalışmalıdır. Örneğin bu esnada araba kullanan bir bireyin araba kullanmaya devam etmesi hem kendisi hem de çevresindekiler için son derece tehlikeli olduğu için zaman kaybetmeden aracı güvenli bir şekilde durdurarak kendisine ve çevresine zararı dokunmayacak bir yere aracı park etmelidir. Kişi kalp krizi geçirdiğini düşündüğü anda ayaktaysa vücudu daha fazla zorlamamak adına mutlaka oturur pozisyona geçmelidir. Bundan sonra etrafında yardım edebilecek kişiler varsa bunlara yardım çağrısında bulunmalıdır. Etrafında 112 Acil hattını arayacak kimsesi yoksa vakit kaybetmeden, olayları kontrol edebiliyorken kendisi için ambulans çağırmalıdır.

Uzmanlar kalp krizi esnasında kalp atışlarında hızlanma veya yavaşlama bunların haricinde aşırı düzensizlik durumlarının görülebileceğini belirtmektedirler. Kişi yanlış bir hareket yapmadan kalp atışlarının düzenini sağlamaya çalışmalıdır. Bu çoğu zaman öksürerek denenmesi gereken bir durumdur. Kişinin kalp krizi geçirdiğini düşündüğü anda etrafında veya ulaşabileceği bir yerde aspirin mevcutsa mutlaka çiğneyip yutmayı denemelidir. Bir adet aspirinin kalp krizi esnasında çiğnenerek yutulması kalp krizine bağlı olarak ortaya çıkabilecek ölüm riskini azalttığı uzmanlar tarafından açıklanmıştır. Kalp krizi esnasında dil altı hapı kullanmanın kalp krizine bariz bir şekilde etkisi olmasa da kan akışının düzene girmesine neden olabileceği için tercih edilebilmektedir.

Kalp krizi geçiren bir kişinin yanındaki bireylerin soğuk kanlı olması çok önemlidir. Herhangi bir bilginiz olmasa dahi 112 acil hattını aradığınızda yaşadığınız durumu oradaki yetkiliye anlatırsanız size ilk yapmanız gereken müdahale hakkında detaylı bir bilgi mutlaka verecektir. Kalp krizi ölümle sonuçlanabilecek bir durum olduğundan dolayı önemsenmesi gereken bir durumdur. Bu nedenle kalp krizinden her şüphelenildiği durumda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kalp krizi belirtilerinin kadınlarda erkeklere oranla daha yumuşak görüldüğü bilgisi de unutulmamalıdır. Kişinin kalp krizi geçirebilmesinin bir sayı sınırı bulunmamaktadır. Yani bir kişinin bir kere kalp krizi geçirmiş olması sonrasında kalp krizi geçirmeyeceğinin bir göstergesi değildir. Kalp krizlerinin ölümle sonuçlanmasının en büyük nedeni kalbin ritminde yaşanan problemlerdir.