Marie Curie kimyacı, fizikçi ve aynı zamanda radyasyon çalışmasına öncülük eden birisiydi. Bu alanlarda yaptığı çalışmalar onun Nobel Ödülü almasına sağladı. Ömrünü radyasyon çalışmalarına adayan Marie Curie’nin ölümü de bu çalışmalardan oldu. Aşırı derecede radyoaktif maddelerle çalışması kan hastalığına yol açtı. Marie Curie kimdir? Hayat özeti ve biyografisi adlı yazımızda bu ünlü isim hakkında merak edilen tüm detaylar belirtilmektedir.

Fizikçi Olarak Tanıdığımız Marie Curie Kimdir?

Marie Curie, fakülteye kayıt olduğu ilk dönemlerden itibaren araştırmacı karakteriyle ön plana çıkmış ve çevresinde olup biten her şeye büyük bir ilgiyle bakmıştır. Bu dönemlerde Wilhelm Conrad Röntgen’in X ışınlarını keşfetmesi ve ardından Becquerel’in bazı maddelerin sürekli ışıma sergilediğini bulması bu dehanın ilk çalışmalarını yapmasına yol göstermiştir.

Daha önceki çalışmaların ışığıyla araştırmalarına devam eden Marie Curie, uranyum tuzlarının yaydığı ışınları “radyoaktive” olarak tanımlamış ve bilim dünyasını bilgilendirmek amacıyla makalesini yayınlamıştır. Bu makale ilgiyle karşılanmış ve takdir kazanmıştır. Radyoaktif elementler üzerindeki çalışmalarını sürdüren Marie Curie önce polonyumun daha sonra ise radyumun keşfini duyurmuştur.

Bilim dünyası için yaptığı çalışmalarla başarı sağlarken aynı zamanda doktorasını tamamlamış ve bilim alanında doktora unvanı alan ilk kadın olarak tarihe geçmiştir. Radyoaktif maddeler üzerine yayınladığı makaleler ve çalışmalar ise Nobel Ödülü ile ödüllendirilmiştir. Bu ödül sayesinde Nobel ödülü alan ilk kadın olarak tarihe adını yazdırmıştır. İlk kez aldığı bu ödülün mutluluğunu yaşarken Nobel Ödülüne ikinci kez layık görülmüş ve iki Nobel Ödülüne sahip ilk kişi olmuştur.

Radyoaktif alanda yaptığı çalışmalar ve aldığı ödüller ona “Bilim İçin Ölen Kadın” denmesine sebebiyet vermiştir. Aşırı derecede radyoaktif madde ile temasta bulunması kan hastalığına yakalanmasına yol açmış ve hayata gözlerini yummuştur.

Marie Curie’nin Hayatı ve Yaşamı Boyunca Yaptıkları

Marie Curie, tarihler 7 Kasım 1867’yi gösterdiğinde Varşova’da dünyaya gelir. Polonyalı ailenin beşinci çocuklarıdır. Annesi eğitimci ve müzisyen kimliğiyle ön plana çıkarken babası da matematik ve fizik öğretmenidir. Ailesinin eğitimci kişilikleri Marie Curie’nin tarihe geçmesindeki en özel sebeplerden birisi olarak gösterilir.

Polonya ile Almanya arasındaki savaştan etkilenen ailesi, yoksulluk içinde yaşamını sürdürmeye başlamaktadır. Marie Curie’nin iyi bir eğitim alabilmesi için ailesi ve kardeşleri tarafından gösterilen çaba sonucu fizik ve matematik eğitimi almaya başlamıştır.

1891 yılında başladığı eğitiminin ilk dönemlerinde bile başarı gösteren Marie Curie, sınıfın birincisi olarak fizik diplomasının sahibi olmuştur.

1894 – Marie Curie’nin ikinci diplomasını matematik alanında kazanmıştır.

1896 – Bu dönemde öğretmenlik diplomasını almasına rağmen bilim alanına ilgi duymaya başlamıştır. Henri Becquerel’in duyurduğu uranyum tuzlarının yaydığı ışınları incelemeye bu dönemde başlamış ve daha sonrasında bu ışını radyoaktivite olarak adlandırmıştır.

1898Polonyum adı verilen yeni radyoaktif elementi bulduğunu duyurmuştur.

1898Radyum adı verilen doğal radyoaktif elementi bulduğunu duyurmuştur.

1904 – Bilim alanındaki çalışmalarını eğitimiyle beraber sürdüren Marie Curie, doktorasını vererek “Bilim alanında doktora unvanı alan ilk kadın” olmuştur.

1904 – Bilim dünyası radyoaktivite adı verilen çalışmaları Nobel Ödülü ile takdir etmiş ve “Nobel Ödülü alan ilk kadın” olarak tarihe geçmiştir.

1911 – Polonyum ve Radyum’un keşfedilmesi ise Nobel Kimya Ödülü kapsamında takdir edilerek Marie Curie’ye verilmiş ve “iki Nobel ödülüne sahip ilk kişi” olarak tarihe adını yazdırmıştır.

1934 – Radyoaktivite çalışmaları sırasında aşırı derecede radyasyona maruz kalan Marie Curie, kan kanserine yakalanarak hayatını kaybetmiştir. Bu hastalığa yakalanmasındaki en büyük sebep olarak yaptığı çalışmalar gösterilmiştir. Öldüğü dönemde odasındaki ve giydiği tüm kıyafetler de dahil olmak üzere radyasyondan etkilenmiştir.