Türk hikayecilik alanında adından sıkça bahsettiren Ömer Seyfettin, dilimizi en iyi şekilde ifade edecek birçok yöntemi sunmuş ve arkasında durmuştur. Ömer Seyfettin kimdir? En çok okunan hikayeleri adlı yazımızda Ömer Seyfettin’in düşünceleri, kişiliği, edebi görüşü, edebiyata kazandırdıkları ve en çok okunan hikayeleri hakkında bilgiler bulunmaktadır.

Ömer Seyfettin Hayatı

Türk edebiyatında hikayecilik denildiğinde akla gelen ilk isimlerden bir tanesi Ömer Seyfettin’dir. Edebiyatta Türkçülük akımına yer verilmesini istemiş ve bu akımın kurucularından birisi olmuştur. Buna ek olarak Türkçede sadeleşmenin gerekli olduğunu savunarak eserlerini bu düşünceyle ele almıştır.

Askerlik sürecindeki görevlerinde dahi hikayeler yazmış ve takma isimlerle dergilerde yayınlanmasına izin vermiştir. Türkiye’deki kısa hikayeciliğin kurucusu olarak anılan Ömer Seyfettin, birçok hikayeyi edebiyatımıza kazandırarak adını kalıcı olarak tarihe kayıt ettirmiştir.

Askerlik sürecini sonlandırarak edebiyat ile ilgilenmek üzere yeni bir hayat kurmaya karar vermiştir. Öğretmen olarak yeni bir düzen oluştururken hikayelerine ve edebiyat çalışmalarına devam etmiştir. Ömer Seyfettin’in Yeni Lisan adlı yazısı 11 Nisan 1911 tarihinde Genç Kalemler dergisinde yayınlandı. Bu dergi yazarların Türk edebiyatı için duygu ve düşüncelerini içermekteydi ve büyük yankı uyandırmıştı.

Ömer Seyfettin’in En Çok Okunan Hikayeleri

Ömer Seyfettin, hikayecilik alanında büyük eserler ortaya koymuştur. Yaşantısı boyunca ve yaşantısında sonra hikayelerine büyük ilgi gösterilmiştir. Ömer Seyfettin’in en çok okunan hikayelerinden birkaçı;

  • Falaka

Kuran kursuna giden bir grup öğrencinin hocalarıyla uğraşmasını ve hocanın sürekli aynı tip yemin etmesi üzerine anlatılan hikayedir. Öğrencilerin hocalarını zor durumda bırakması ve kusurlardan yararlanılmasını anlatarak yapılmaması gereken davranışları aktarmaya çalışmıştır.

  • Yüksek Ökçeler

İnsanların geçekleri görmemesi, onların mutlu olması için bir sebep olabilir. İnsanların gerçek yüzleriyle ve yalanlarıyla karşılaşan insanlar daha mutsuz bir yaşantı sürebilir. Öyle insanlar vardır ki gerçek yüzleri sizlerin arkasından konuşunca ortaya çıkar. Hatice Hanım adındaki genç kadının karakteri üzerinden ana fikir anlatılmaya çalışılmıştır.

  • Kızıl Elma

Türkler için önemli bir anlam taşıyan Kızıl Elma’yı anlatmaya çalışan bir hikayedir. Zamanın padişahı ve emrindeki askerler arasındaki geçen diyalogların sonucunda Kızıl Elma’nın tasviri yapılmaktadır. Ömer Seyfettin’in Türkçülük düşünceleri bu hikayenin ortaya çıkmasında etkili olmuştur.

  • Bomba

Kenan Bey, Grazia ve Primo adındaki 3 karakterin ekseni etrafında gerçekleşen hikayede, Türklük, Türkçülük ve milli benlik fikri üzerinden değerler anlatılmaktadır.

  • Beyaz Lale

Beyaz Lale hikayesi, Bulgar asıllı bir binbaşının Balkan Savaşı sırasında Türk köylerindeki insanlara işkenceler etmesini konu etmiştir. Özgür bir Bulgar toplumu yaratmak için Türk topluluklarına yapılan eziyetleri kaleme alan Ömer Seyfettin, askeri ve Türkçü kimliğini ön plana çıkarmıştır.

  • Pembe İncili Kaftan

İnsanların yaptığı en ufak iyiliği bile övmelerini eleştiren Ömer Seyfettin, hikayenin sonunda herkesin olgunluğa kavuşmasını ve kendilerini övmemeleri gerektiğini öğrenmelerini istemektedir.

  • İlk Düşen Ak

İmparatorluğun son döneminde, insanların yaşantılarındaki değişiklikleri ilginç tiplerle ele almıştır. Dönemin İstanbul’unu aşk, aile ve kadın kavramlarıyla ele almış, aksayan yönlerini gözler önüne sermiştir.