Edebiyatımızın ilk yazılı kaynakları olan Orhun Yazıtları, Türkçe’nin ilk yazılı ürünleri olarak büyük önem taşımaktadır. 8.yüzyılda başlayan bu döneme Eski Türkçe denmekte ve döneme ışık tutan bilgiler Orhun Yazıtlarında yer almaktadır. Orhun Yazıtları Hakkında Tüm Bilinmesi Gerekenler adlı yazımızda bu tarihi eserler ile alakalı edinilen birçok bilgiye ulaşabilirsiniz

Orhun Yazıtları Nedir?

Orhun Yazıtları, Türkçe’nin ilk yazılı belgeleri unvanını taşıdığı için büyük önem taşımaktadır. Bugüne kadar bulunan belgeler arasında en eskiye işaret eden kaynaklar bunlardır. Yazıtların incelenmesi Türk dil kökenine, alfabeye, dönemin anlayışına ve geleneklerine ışık tutmaktadır. Bunların yanı sıra dönemin hükümdarlarının halkına hitap ettiği bir değer olarak görülmektedir.

Orhun Yazıtlarının incelenmesi birçok tarihçi ve araştırmacı için bulunmaz bir fırsat olarak görülmüştür. Tarih, dil, kültür, sanat ve yaşayış hakkında verdikleri bilgiler birden fazla bilim dalının çalışmalarını etkilemiştir.

Orhun Yazıtları Nerededir?

Orhun Yazıtları, günümüzde Moğolistan ülkesinin sınırları içerisinde yer almaktadır. Baykal Gölünün güney tarafında, Orhun Nehri vadisinde, Khöshöö Tsaidam ve Ogii Gölü yakınlarında olacak şekilde çevrelenmiştir. Haritadan ulaşmak için 47.1 enlemini ve 102.25 boylamını kullanabilirsiniz.

Orhun Yazıtları Hangi Döneme Aittir?

Orhun Yazıtları, 6 ile 8.yüzyıl arasında bölgeye hükmetmiş olan Göktürkler tarafından yazılmıştır. Eserlerin 8.yüzyılda yazıldığı ve gelecek nesillere bir armağan olarak bırakıldığı ifade edilmektedir.

Türkçenin ilk yazılı kaynakları olarak bilinen bu metinlerde hükümdarın kendi halkına seslenmesine ve gelecek nesillere uyarılar bırakmasına olanak sağlanmıştır. Yazıtlar bozulmadan bugünlere kadar ulaştığı için amacını gerçekleştirmiştir.

Orhun Yazıtları Kimin Adına Dikilmiştir?

Orhun Abideleri olarak adlandırılan bu yazıtlar Bilge Kağan, Kültigin ve Tonyukuk tarafından dikilmiştir. 3 adet dikili taş üzerinde yazan metinlerde gelecek nesillere mesajlar ve kendi halklarına seslenişlerine yer verilmiştir.

  • Tonyukuk’a ait yazıt 716 yılında, Kültigin’e ait yazıt, 732 yılında, Bilge Kağan’a ait yazıt ise 735 yılında dikilmiştir.

Orhun Yazıtları, büyük dikili taşlardan oluşmaktadır. Bunlar 4 cepheli, yaklaşık 4 metre yüksekliğindeki taşlardır. Metinlere taşlara işleyen Yollug Tigin’dir. Yazıtlarda eski Türkçe ile yer alan ifadeler bulunmakta iken taşların bir tarafında Çince metinlere de yer verilmiştir. Bu yazıtlara çeşitli hayvan tasvirleri ve süslemeler de işlenmiştir.

Orhun Abideleri Ne Zaman Bulunmuştur?

Orhun Abideleri yakın zamanda bulunmuş ve inlemeye alınmıştır. 8.yüzyılda yazılan bu önemli eserler ilk defa 19.yüzyılda fark edilmiş ve üzerindeki araştırmalar Alman W.Radloff ve Danimarkalı V.Thomsen tarafından gerçekleştirilmiştir. Orhun Yazıtları üzerindeki runik harfler dikkatlerini çekmiş ve bu metinleri kendi atalarının yazmış olabileceklerini düşünmüşlerdir. Ancak daha sonra yapılan araştırmaların sonucunda metinlerin Türklere ait olduğu saptanmıştır. Kelimelerin ve metnin anlamlı bir şekilde okunması zaman alsa da başarılı şekilde okunması 1893 yılında tamamlanmıştır.

Orhun Abidelerinin bulunması Türk tarihi için çok büyük öneme sahip olsa da 8.yüzyıla ait olduğu için dünya tarihçileri tarafından ilgi odağı olmuştur. Yabancı kaynaklar tarafından okumalar ve araştırmalara ek olarak Orhun Yazıtlarında çalışma yapan ilk Türk Necip Asım olmuştur. Fuat Köprülü, Şemseddin Sami, Hüseyin Namık Orkun ve Ziya Gökalp gibi ünlü Türkologlar tarafından da inceleme yapılmıştır. Abideler üzerindeki metinlerin eski Türkçe olmasından kaynaklı kelime etimolojilerinin çözülmesi zaman almıştır. Okumanın başarıyla gerçekleştirilmesinin ardından yorumlanarak sunulmuştur.

Orhun Yazıtlarının Önemi

Orhun Yazıtları, Türk tarihine ışık tutan önemli bir eserdir. 8.yüzyılda yaşayan Göktürklere ait sosyal ve toplumsal birçok konu ele alınmıştır. Metinlerde yazılan alfabeler, Türklerin geçmişini anlamak ve anlatmak için iyi bir kaynak niteliğindedir.

Bu metinlere inceleyen araştırmacılar Türkler hakkında sosyal ve toplumsal birçok konu hakkında bilgi sahibi olmuştur. Bu ifadelerden birkaçı;

  • Türk milletinin temizliğe büyük önem verdiğini, ceplerinde düzenli olarak ipek mendil taşıdığı ve güzel giyindiği,
  • Kadınların kıymetli olduğu ve baş üstünde tutulduğu,
  • Savaşçı karakterlerinin baskın olduğu ancak üretim de yaptıkları,
  • Savaşmaktan çekinmediklerini,
  • Devlet geleneklerinin önemli olduğunu ve bu ilkelerle yaşadıklarını,
  • Ahlaki olgulara büyük önem verdiklerini,
  • Okuma yazma bilecek kadar kültür öğesi barındırdıklarını,
  • Gök Tanrı’ya inandıklarını,
  • Ölen Ataların ruhlarına saygı duyduklarını,
  • Ölümden sonra yaşama inandıklarını,
  • Hükümdarın halkına hesap verebildiğini,
  • Ötüken’de devlet kurduklarını ve Ötükenin güzelliğini ifade etmiştir.