Psikolojide Savunma Mekanizmaları Nelerdir ?

İnsan, yaratılış gereği mücadeleci ve baskıcı bir türdür ve bu hareketini hem fiziksel hem de ruhsal anlamda hayatın her anında sürdürmektedir. Ancak kişilerin baskınlığı hep elde tutmak için karşıdan gelen etkilere tepki göstermek amacıyla beyin birtakım stratejiler oluşturur. Karşı tarafta psikolojik olarak üstünlük sağlamak amacıyla kurulan bu stratejiye psikolojik savunma mekanizmaları denir. Bu davranışlar kişinin isteği doğrultusunda gerçekleşebileceği gibi ani refleks olarak da ortaya çıkabilir. Savunma mekanizmasını çalıştıran en önemli faktörler, kaygı, stres ve tehdit altında bulunma durumlarıdır. Kesin çözüm sağlamamakla birlikte geçici savunma ve kişinin kendini telkin yöntemlerindendir.

  1. Mantığa Bürüme (Aklîleştirme)

Aklîleştirme veya diğer adıyla mantığa bürüme, kişinin fiziki veya düşünsel olarak yetersiz olduğu anda ortaya çıkan ve kendini haklı çıkarma olarak tabir edilen bir savunma çeşididir. Kişi, başarısız bir olay sonucunda kendine çeşitli mazeretler üreterek kendi içinde kendini haklı çıkarır.

Bu savunma mekanizmasının ortaya çıkmasında önemli bir diğer etken ise başarı yolunda kişinin hedefe ulaşamayacağını anlaması sonucu vazgeçme durumudur. Bu vazgeçme genellikle “zaten benim için büyük bir hedef” veya “zaten yeterince istemiyordum” şeklinde cümleler ile sonuçlanır.

  1. Karşıt Tepki Oluşturma

Karşıt tepki oluşturma mekanizması, kişilerin bir olay veya sohbet esnasında içerinde barındırdığı duyguları tam tersi etki ile dışa vurmasıdır. Örneğin birisi sürekli güler yüzlü ve mutlu gözüküyor ancak manevi olarak çöküşte ve aşırı mutsuz. Bu mutsuzluk durumunda dışarıya gülme olarak aktarılması durumu karşıt tepki oluşturmadır.

Yaşanan duyguların veya düşüncelerin ortama ayak uydurması amacıyla da bu mekanizma etkisini göstermektedir. Bir başka somut örneği ise, açık giyimli kadınlara karşı aşırı tepki veren bir erkek aslında kendi iç dünyasında cinsel dürtülerine yenik düşen ve o kadını hayal eden bir erkektir. Oluşan durumlar karşısında verilen tepki ne kadar durumun zıt görüşünü yansıtıyorsa o derece karşıt tepki oluşmuş anlamına gelir.

psikoloji mekanizmalari - Psikolojide Savunma Mekanizmaları Nelerdir ?

  1. Yansıtma

Kişinin olaylar ve durumlar sonucu oluşan tepkiler ışığında ortaya çıkan kötü sonucu kabullenmeyerek bir başkasına veya bir başka sebebe bağlamasına yansıtma denir.

Her türlü olumsuz olay sonucu ortaya çıkan sebepler, o ortamda bulunan diğer kişilere, sisteme veya olayın gelişine bağlanarak çözüme ulaştırılan bir telkin yöntemidir.

Yansıtmanın bir diğer çıkış şekli ise suçluluktan doğan sertlik psikolojisidir. Örneğin bir erkek kadınını aldatıyorsa, karşı tarafa bunu kıskançlık ve sertlik olarak yansıtarak suçluluğunu bastırmaya çalışır.

  1. Özdeşleşme

Özdeşleşme, kişinin bir grup, cemaat veya topluluk tarafından kazanılan başarıyı sahiplenerek kendini oraya ait hissetme durumudur. Bu durum küçük yaşlardan itibaren kendini göstermeye başlar. Kişi bu başarıyı sahiplenerek kendini rahatlatır ve başarıya olan açlığını gidererek kendini telkin eder.

Günümüzde teknolojinin hayatımızın ortasında olması sebebiyle küçük yaşlardan itibaren dizi veya filmlerde görülen karakterlere özenme ve onların davranışlarını taklit etme durumu vardır. Bu durum özdeşleşme mekanizmasının en büyük örneğidir. Çocuklarda bu durum bu şekildeyken, yetişkinlerde ise işleri evlilikleri veya aile yaşamı dışındaki toplumlarla özdeşleşme şeklinde gözlemlenir.

  1. Hayal Kurma

Neredeyse her insanın içinde bulunan ve insana bahşedilmiş özelliklerin arasında en çok kullanılan hayal kurma mekanizmasıdır. Kişi amacına ulaşamadığı anda bu mekanizma devreye girer ve sanki olay olumlu biçimde noktalanmış edasıyla kişiyi rahatlatır. Bu rahatlama savunma mekanizmaları içerisinde etkisi en kısa süreli olanıdır.

psikolojik savunma mekanizmalari - Psikolojide Savunma Mekanizmaları Nelerdir ?

  1. Bastırma

Bastırma, insan psikolojisi açısından en tehlikeli savunma metodudur. Kişi amacına ulaşamadığı esnada kötü düşünceleri bilinç altına göndererek mücadeleden kaçınır. Ancak bilinç altında zamanla sıkışan bu düşünceler ortaya çıktığı taktirde kaba tabirle kişi patlamış olur ve hem kişisel hem de çevresel faktörler açısından olumsuz sonuçlar doğurabilir. Farklı bir örnek olarak cinsel isteğini sürekli bastıran kişi, aradan zaman geçtikten ve ilişkiye girdikten sonra cinsel problemler yaşayabilir ve bastırılan duygular açığa çıkabilir.

  1. Duygusal Soyutlanma

Kişi, duygusal soyutlanma mekanizması ile gerek ikili ilişkiler gerekse toplumsal ilişkilerde bütün duygusallığı bir kenara bırakarak, tamamen somut delillerle hareket eder. Bu mekanizmanın en önemli çalışma sebebi ise, duygusal kırgınlık ve zedelenme yaşanmak istenmemesidir. Toplumda bu mekanizması aktif olan kişiler genellikle asık suratlı ve tepkisiz insanlardır.

  1. Boyun Eğme

Boyun eğme, bir gruba veya topluluğa kabul edilmek için gösterilen ve muhatap kişilere karşı her isteneni yerine getirme tutumudur. Reddedilme korkusu ve aidiyetsizlik durumu bu mekanizmayı çalıştırır. Örneğin; sevgilisinden sürekli kaba sözler işiten ve bu durumu hep yaşayan bir kişi sevgisinden veya yalnız kalmaktan korktuğundan bu duruma boyun eğmek zorunda kalır. 

  1. Telafi

Kişilerin duygu, düşünce veya fiziki konularda eksikleri sonucu ortaya çıkan yoksunluk durumunda, bu eksiklikler kabullenerek farklı davranışlar ile telafi etme durumudur. Bir diğer tabir olarak da yerine koyma ve benimseme duygularıdır. Eksik olan bir davranışı veya tutumu bir diğer olumlu davranış ile örterek telafi etme durumu olarak da açıklanabilir.

psikolojik savunma mekanizmalari - Psikolojide Savunma Mekanizmaları Nelerdir ?

  1. Sembolleştirme

Sembolleştirme, kişinin alışkanlıktan takıntıya dönüşmüş davranışlarının zorunlu tutularak yerine getirilmesi durumudur. Bu durum bilinç altına çeşitli semboller ile kaydedilir. Örneğin Müslüman bir kimsenin abdest alması günahlarından arınacağının sembolüdür veya bir Hristiyan’ın günah çıkarma işlemi arınmak için bir semboldür.

  1. Saplanma

Kişinin her davranış ve tutumda gösterdiği alışkanlığı yalnız bazı duygularda gösterememe ve bağnazca saplanma durumudur. Bu durum kişinin kendisini kaygıdan koruması amacıyla ortaya çıkardığı savunma şeklidir. Duygusal doyum ne kadar üst seviyede olursa o derece kaygı az olur.

  1. Hastalık Hastalığı

İçerisinde bulunduğu toplumda ilgi ve sevgi bekleyen kişiler ortaya bir hastalık atarak ilgiyi üzerine çekme çabasına bürünür. Bu çaba hastalık hastalığı olarak tanımlanır.

  1. Şaka ile Karıştırma

Kişilerin, karşı taraftan aldığı olumsuz etkileri kabullenmeyerek kaygıdan uzaklaşması durumudur. Bir diğer etkisi ise duymazdan gelme olarak yansır.

Bir diğer etkisi ise şaka ile karşısındakine bir mesaj iletmek isteme durumudur. Kişi görmek istediği davranışı karşı tarafa esprili bir dille aktarır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.