Akademik bir konunun, alanında uzman kişilerce ele alındığı, izleyici/dinleyici grubunun özel olarak davet edildiği seri konuşmalara sempozyum veya bilgi şöleni adı verilmektedir. Sempozyumun belli başlı özellikleri ve gerçekleştirilmesi için uyulması gereken kuralları vardır.  Sempozyum Nedir? adlı yazımızda sempozyumun tanımı, bölümleri, özellikleri, çok karıştırılan panel ve açık oturumdan farkları ele alınmaktadır.

Sempozyum (Bilgi Şöleni) Nedir?

Sempozyum, genellikle akademik bir konunun, alanında uzman kişiler tarafından değişik boyutlarıyla ele alındığı seri konuşmalardır. Sempozyumda ele alınan konular genel itibariyle bilimseldir. Amaç ele alınan konuya çözüm üretmektir. Sempozyumda konu, alanında uzman kişiler tarafından farklı açılarıyla ele alınır. Mesela, Nazım Hikmet konulu bir sempozyumda konuşmacılardan biri onun yaşadığı dönemdeki siyasi gelişmeleri ele alırken; bir başkası Nazım Hikmet’in şiirlerindeki aşktan bahsedebilir. Sempozyumda izleyici grubu özel olarak davet edilmektedir. Sempozyum gerçekleştirilmeden önce düzenleme kurulu oluşturularak konu, başkan ve konuşmacılar belirlenir.  Başkan, konuyu davetlilere sunar, konu ile ilgili gereken açıklamaları yapar, sempozyumun sonunda ise ortaya çıkan görüşlerin özetini geçer. Sempozyum gerçekleştirildikten sonra alınan kararlar basılarak kamuoyuna duyurulur.

Sempozyumun Bölümleri

Giriş: Araştırılan konunun tanıtıldığı bölümdür. Konunun seçilme sebebi hakkında bilgiler içerir.

Deney: Bu bölümde, kullanılan yöntem tanıtılır. Bu yöntem için kullanılan malzemelerden bahsedilir.

Bulgular: Konunun çözüme kavuştuğu bölümdür.

Sempozyumun Özellikleri

  • Bilimsel bir sohbet havası içerir.
  • Konuşmacı alanında uzman olmalıdır.
  • Amaç bir konuyu tartışmak yerine olumsuz ve olumlu taraflarıyla değerlendirmek ve çözümler üretmektir.
  • Genellikle açıklayıcı anlatım tercih edilir ve dil göndergesel işlevde kullanılır.
  • Konuşmayı yöneten bir başkan vardır.
  • Konuşmacı sayısı üç ve altı arasında değişen bir konuşma grubu vardır.
  • Konuşmacıların konuşma süreleri beş ve yirmi dakika arasında değişmektedir.
  • Sempozyum birkaç oturumda, birkaç gün boyunca devam edebilir.

Sempozyumun Panel ve Açık Oturumdan Farkı Nedir?

  • Sempozyum, panel ve açık oturuma oranla bilgi içeriği açısından yoğundur.
  • Sempozyumda panel ve açık oturumdan farklı olarak tartışma olmaz; bir konuya dair bilgi vermek esastır.
  • Sempozyumda izleyiciler özel davetlilerden oluşur.

Sempozyum Örneği

Elbette Dede Korkut Hikayeleri anlatıldığı dönemin belli şartlar içerisinde eğlence unsuru idi. Yalnız eğlencenin ötesinde anlatanın ifade tarzı ondaki estetik hazzın dinleyenlere tattırılması anlamını da taşımış olmalıdır. Fakat öyle sanılır ki bu eserler bu ikisinden daha önemli olmak üzere birer eğitim malzemesi olarak da kullanılmışlardır. Çünkü hikâyelerin birçoğunda kahramanların kahramanlık başta olmak üzere pozitif moral değerlere özendirildiği görülmektedir. Kahramanların tavırları, tepkileri, yaşama biçimleri, beğendikleri veya karşı çıktıkları hep idealize edilmiş bir biçimde aktarılmakta ve bu aktarma işi çoğunlukla farkında olmadan dinleyenleri de şekillendirmektedir.

Hikâyeleri sadece bu yönüyle ele alıp onları, ideal olanı vermeye çalışan bir soyutlama olarak görmek de pek doğru değildir. Çünkü bazı hikâyeler ideal olanı yaşatma ve öne çıkarma anlayışının ötesinde entrikalar da taşımaktadır. Söz gelişi Dirse Han Oğlu, Boğaç Han boyunda, Boğaç Han’ı kırk arkadaşının tahrik ettiği ve onu babası ile karşı karşıya getirdiği görülmektedir. Nitekim bunun sonucunda da Dirse Han yine bu hırsına kapılmış kişilerin yönlendirmesi ile oğlunu arkadan vurmaktadır. Yani bütün bunlar hikâyelerin sürükleyici bir entrika anlayışını da taşıdığını ve onların bu yön ile de günümüz şartlarına kolay taşınabileceğini göstermektedir.

Dede Korkut Hikayeleri’nin bir başka potansiyeli de hayvan sevgisi ile tabiat ve çevre sevgisi unsurları taşıyan anlatımlarının bulunmasıdır. Elbette atlı göçebe medeniyetinin yaşam tarzını taşıyan bu hikâyelerde atın öne çıkartılması ve ona övgüler dizilmesi son derece doğal bir gelişmedir. Bu nedenle de birçok yerde ata methiyeler dizilmektedir. Mesela: