Dünya edebiyatına katkıda bulunan birçok eser ülkesini ve zamanını aşarak evrensel boyutlara ulaşmıştır. Eserler evrensel nitelikte kabul edilse de çoğu ülke veya milletin özelliklerini taşımaktadır. Çünkü kitaplar insanlar ve insanlık çevresinde şekillendiği için çevresinden etkilenmektedir. Ülkelerin bulunduğu durum ve ilkeler, roman özelliklerini etkilemekte ve kendi kültürlerini yaratmaktadır. Türk ve Dünya Edebiyatından Roman Özellikleri adlı yazımızda, yazarların benimsedikleri kültür ve yazım tarzının roman özelliklerine etkisi ele alınmaktadır.

Türk Edebiyatında Roman Özellikleri

Türk edebiyatının roman türüne benzer özelliklerde eserler ortaya çıkardığı dönemler bulunmaktadır. Destansı hikayeler ve halk hikayeleri edebiyatın temelini oluşturmuştur. Eserler toplumun yapısını, yanlış batılılaşma ve eleştiri üçgeninde birleştirilmiştir. Türk romanlarının kurucusu olarak Halit Ziya Uşaklıgil bilinmektedir. Yazar aile yapısı, toplumsal yapısı, kadının yeri, yanlış batılılaşma üzerine birçok eser ortaya koymuştur. Türk Roman tekniklerinin güçlenmesi ise Serveti Fünun döneminde gerçekleşmiştir. Cumhuriyet Dönemi ile yazarlar evrensel niteliğe sahip romanları kaleme almıştır.

Romanda hakim, kahraman ve gözlemci bakış açıları kullanılmıştır. Daha çok sosyal roman ve tahlil roman anlayışı benimsenmiş, ilerleyen süreçte çeşitlilik artmıştır.

  • İlk Türk romanı Namık Kemal’in İntibah adlı romanıdır.

Rus Edebiyatında Roman Özellikleri

Rus edebiyatı da tıpkı Türk edebiyatı gibi yaşam kültürünü ve toplum yapısını anlatan eserlerden meydana gelmektedir. Karakterler genellikle kendi ülkelerinden olur ve karakter isimleri de ülke kültürünü yansıtan derecede uzunluğa sahiptir.

Eserlerdeki tüm detaylar uzun betimlemeler ile anlatılmaktadır. Karakterlerin olağan konuşmaları dahi uzun betimlemelere sahiptir. Rusya’nın kasvetli sokakları, yemek ve içki kültürü de neredeyse her eserde yerini almaktadır.

Romanlarda karakterin hayat şartlarından etkilenişi, mücadelesi, kendi içindeki savaşları, ev sahibi kültürü, kullandığı içki ve konuşmaları kültürün bir parçasıdır. Toplumsal olarak ise köylü ve işçi sınıfı betimlemeleri, insanın yalnızlığı, toplumsal eleştiriler, rejimsel eleştiriler gibi konular yer almaktadır.

Amerikan Edebiyatında Roman Özellikleri

Amerikan edebiyatı, diğer ülke edebiyatlarını geriden takip etse de evrensel niteliğe ulaşmış birçok eserleri bulunmaktadır. Amerikan edebiyatında roman özellikleri toplum gerçeklerini ifade etmenin yanı sıra ütopyalar oluşturmak konusunda da başarılıdır. Sorunları kendi yarattıkları ütopyalarda ele alan, eleştiren ve verilmek istenen mesajı ileten romanlar yazılmıştır.

Amerikan edebiyatının en popüler roman yazarları Mark Twain ve Ernest Hemingway’dır. Toplum gerçeklerini başarıyla ele almışlardır.

Alman Edebiyatında Roman Özellikleri

Almanya reform hareketlerinin merkezlerinden bir tanesidir. Reform hareketleri romanlarda çok sık yer almış ve en başarılı eserler bu dönemin tasvirleri ile ortaya çıkmıştır. Diğer edebiyatlara oranla daha fazla yerel içeriği barındırmaktadır. Batı Almanya ve Doğu Almanya olarak ikiye ayrılan bir ülke, savaş dönemleri, reform hareketleri, dini çatışmalar ve kişilerin bu durumdan etkilenerek içsel ve felsefi çatışmalara girmesi yerelliğin hat safhada ele alınmasını sağlamıştır.

Alman edebiyatının önemli isimlerinden olan Thomas Mann, burjuvanın ve burjuva anlayışının yozlaşmasını ele alarak eleştirilerde bulunmuştur.

İngiliz Edebiyatında Roman Özellikleri

İngiliz edebiyatının temelini hikayeler ve tiyatro eserleri oluşturmaktadır. Bunlara evrensel niteliğe ulaşmış birçok şiir de eşlik etmektedir. Romanların önem kazanması ise 18.yüzyılı bulmuştur. İngiliz kültürü içerisindeki soylu figürleri romanlarda da çok sık yer bulmuş ve toplumu etkileyen Rönesans gibi olaylar ele alınmıştır. Devlet ve din anlayışlarındaki bozukluklarla ideal devlet anlayışını ortaya çıkarmış ve bu konuda halkın düşünmesini sağlayacak eserler ortaya çıkmıştır.

16.yüzyılda, dönemin askeri ve sosyal statü göstergesi olan şövalyeler her romanda tasvir edilmiştir. 17.yüzyılda ise bunlardan sıyrılarak siyasal ve toplumsal olarak birçok gerçekliği ifade eden, öğütler veren ve insanın özgürlüğünü ele alan eserler yazılmıştır.

İngiliz yazar Virginia Woolf’un bilinç akımı tekniğine başvurması da İngiliz edebiyatı için önemli bir noktadır.

Fransız Edebiyatında Roman Özellikleri

İnsanlığın kendi benliği ile mücadelesini en çok konu olan eserler Fransız edebiyatında ortaya çıkmıştır. Hayatın gerçeklerini, kişinin yalnızlık ile mücadelesini, hayaller ve hayatlar arasındaki ince çizgiyi, varoluşçuluk felsefesini çok net şekilde hissedebilirsiniz. Albert Camus ve Jean Paul Sartre bu eserleri ortaya koyan büyük yazarlardandır.

Varoluşçu felsefe ile eserlerin ortaya çıkarılması klasik toplum romanlarından uzaklaşılmasını ve modern bir anlayışın sergilenmesini sağlamıştır. Fransız edebiyatı bu noktada önemlidir.

Dünya geneline yayılan feminist hareketin öncülerinden biri olan Simone de Beauvoir ise kadının toplumdaki yeri, sosyal ve siyasi hakları, cinsel sorunları gibi konulara eğilerek yeni bir başlangıç yapmıştır.

Türk ve Dünya Edebiyatından Roman Özellikleri adlı yazımızda edebiyata katkı sağlamış önemli kültürlerden bahsettik. Evrensel eserlerin oluşmasında etkisi bulunan birçok ülke ve yazarları bulunduğu için bu liste daha da uzatılabilir.