Seçilim süreci Doğal Seçilim ve Yapay Seçilim olarak ikiye ayrılır. Seçilim doğal süreçler ve yaşam sonucunda yüzyıllardır yaşanmaktadır. İklim, besin, rekabet ve doğada yaşanabilecek tüm olumsuzluklara karşı ayakta kalabilenlerin devam etmesi, uyum sağlayamayanların ise yok olup nesillerinin tükenmesi anlamına gelir. Burada önemli olan uyum başarısı sağlamaktır ve kalıtsal özellikleri koruyarak genetik özellikleri gelecek nesillere aktarmasıdır. Bu seçilim doğal yollarla oluyorsa Doğal Seçilim adını alır. Dışardan bir müdahale ile belirli bir canlının veya bitkinin neslinin devam etmesi sağlanırsa ise Yapay Seçilim olur.

Doğal Seçilim ve Yapay Seçilim

Darwin, çalışmalarında doğal seçilimden bahseder. Olumsuz şartlara karşı ayakta kalan canlı, genetiğini diğer nesillere aktarmayı başarır. Hayatta kalmayı başaran her yeni nesil, daha uyumlu şekilde popülasyonunu yaratır ve çoğalır. Vücut sistemlerinin değişmesi, vücut uzuvlarının değişmesi, yaşam alanlarına uyum, doğa olaylarına karşı uyumlar gibi birçok örnek verilerek doğal seçilim açıklanabilir.

Yapay seçilim ise bu olaylara karşı dışarıdan yapılan müdahaleleri kapsar. İnsanlar tarafından yetiştirilen hayvan ve bitkilerin belirli özellikleri olmasını sağlar. Değişen koşullara, doğa olaylarına ve sürece bağlı olarak, canlılarının belirli özelliklerinin korunmasını, gelecek nesillere aynı dayanıklılıkla ve uyumla aktarılması sağlanır.

Seçimli Üretim Nedir?

Genetik mühendisliğin ilgi alanlarından bir tanesi olan seçimli üretim uygulaması, canlı topluluğunda olması istenen özelliklerin, uyum göstererek yeni nesillere aktarılması için yapılan çalışmalardır. İnsan toplulukları, bitki ve hayvanlar üzerinde uzun süredir çalışmalar yapmakta ve en dayanıklı, en verimli canlıları oluşturmaya çalışmaktadır. Toprakta yetişen bitkilerden en iyi verimi almak, belirli dayanıklılıkta olmasını sağlamak, kalıtsal hastalıklarına çözüm bulmak ve süs bitkilerinin belirli renkte ve biçimde olmasını sağlamak gibi uygulamalar yapılmaktadır. Hayvanlarda ise, çiftlik hayvanlarının daha fazla ve kalitede et ve süt vermesini sağlarken, yünlerinin bile en verimli şekilde kullanılmasına olanak sağlar. Bu uğraş alanı o kadar geniştir ki, köpeklerin istenilen cins türüne, davranışsal ve fiziksel özelliklere sahip olarak yetiştirilmesine bile müdahale etmektedir. Buradaki amaç, üretimin, bir canlı türünün özelliklerini ve yapısını, insanların istediği biçime yaklaştırmak ve en verimli hale büründürmek. Bu sayede üretimler bir sonraki kuşağa aktarılır, uyum sağlaması ve dayanıklı olması sağlanır. Kısa boylu olarak yetişmekte olan ve bugüne kadar bu şekilde gelen bitki türünün uzun genlerle değiştirilmesi sonucu ile böyle ürünler bile yetiştirmek mümkün olabiliyor. Bu konuyu daha iyi anlatabilmek adına aşağıdaki örnekleri inceleyebilirsiniz.

  1. Günümüzde tükettiğimiz mısırlar bir yapay seçilim ürünüdür. Mısır, doğada bulunan teosinte isimli bir bitkinin sürekli olarak yapay seçilimle yapısının değiştirilmesi sonucu oluşur. Bu bitki doğada bulunduğunda çok az tanecikli bir yapıda yer alırken zamanla tanecik sayısı arttırılmıştır. Günümüzde ise bir mısır koçanından maksimum seviyede verim alabilecek duruma gelinmiştir.
  2. Genetik çalışmalar bir türün iyileşmesini sağlarken türün farklı ürünler yaratmasına da olanak sağlayabilir. Bunun en iyi örneklerinden bir tanesi lahanadır. Brassica cinsi vahşi lahana, Avrupa’da yaşar. İnsanoğlu vahşi bir bitki olan Brassica üzerine yapay seçilim uygulayarak daha önce doğada var olmamış bitkiler üretmeyi başarmıştır. Lahana, karnabahar, Brüksel lahanası, brokoli, kıvırcık lahana, kara lahana ve yer lahanası gibi türler daha önce doğada var olmamışlardır. Bu ürünlerin atası vahşi lahanadır ve doğal seçilim sayesinde bu türleri soframızda bulabilmekteyiz.