Dünyanın en büyük geviş getiren hayvanı olarak bilinen zürafa, uzun boyu ve ilginç yapısıyla soyunu korumaya devam etmektedir. Afrika’da yaşayan ve en uzun kara hayvanı unvanına sahip olan bu hayvanın incelemesini, Zürafa Özellikleri ve Zürafalar Hakkında İlginç Bilgiler adlı yazımızda yapmaktayız.

Zürafa Özellikleri

  • Zürafaların bilimsel adı Camelopardalis’tir.
  • Memeli sınıfının çift toynaklılar takımındandır. Familyası Zürafagiller’dir.
  • Dünya üzerinde en çok zürafanın bulunduğu bölge Afrika Kıtası’dır.
  • Ana besin kaynakları ağaçlardaki yapraklardır. Boylarının avantajını kullanarak besin bulurlar.
  • Otobur beslenirler. En çok sevdikleri ağaç yaprağı akasyadır.
  • Ortalama yaşam süreleri 15 ile 20 yıl arasında değişmektedir.
  • Gebelik dönemleri 14 ay sürmektedir.
  • Yeni doğan yavru sayısı genelde 1 ile 2 olmaktadır. Daha yüksek seviyelerde yavru doğuran zürafalara az rastlanmaktadır.
  • Doğdukları anda boyları 1,8 metre, kiloları ise 45 ile 68 kilogram arasındadır.
  • Yeni doğan yavrular yaklaşık 3 – 5 sene sonra yetişkin bir zürafaya dönüşmektedir.
  • Olgun dişi zürafalar; 4,3 metre boya ve 680 kilo ağırlığa ulaşırlar.
  • Olgun erkek zürafalar; 5,5 metre boya ve 1360 kilo ağırlığa ulaşırlar.

Zürafalar Hakkında İlginç Bilgiler

Dünya üzerinde nesli devam etmekte olan en uzun kara hayvanı olarak bilinen zürafalar birçok ilginç özellikleri barındırmaktadır. Daha çok belgesellerden takip edebildiğimiz bu hayvanlara hayvanat bahçelerinde de yer verilmektedir. Zürafalar hakkında ilginç bilgiler;

  1. Kara üzerindeki en uzun hayvan unvanına sahip olsalar da oldukça uysal yapıya sahiptirler. Bu yüzden vahşi hayvanlara yem olmaktadırlar.
  2. Uzun boyları onları gösterişli ve devasa boyutlarda gösterse de vahşi hayvan saldırısına uğradıkları sırada boyları en büyük dezavantajları olmaktadır.
    Zürafaların koşu rekoru saatte 56 kilometredir. Korunmak için daha fazla hıza ulaşmaları gerekiyor.
  3. Ortalama 5 metre boyunda olmaları sebebiyle dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı saklanmaları mümkün değildir. Koşma yeteneklerinin de sınırlı olmasıyla tek başlarına vakit geçirmezler ve sürüden ayrılmazlar. Topluluklar halinde hareket ederek tehlikelere karşı birlik olurlar.
  4. Bu hayvanların diğer vahşi hayvanlara karşı en büyük artıları bacaklarını kullanabilmeleridir. Ayakları ile gerçekleştirdiği darbeler av olmaktan kurtulmasına yardımcı olmaktadır.
  5. Zürafaların göz büyüklüğü bir golf topu ile eşit seviyededir.
  6. Zürafaların ayakları o kadar devasa boyutlardadır ki tek bir ayağı yemek tabağını kaplamaktadır.
  7. Tüylerindeki renkler onun yaşını ifade etmektedir. Genç zürafalar açık kahverengi beneklere sahipken olgun zürafaların benekleri koyu siyaha dönüşmektedir.
  8. Bu hayvanların başlarında iki adet boynuz bulunmaktadır. Erkek zürafalar bu boynuzları diğer zürafalar ile mücadele etmek için kullanırlar. Öyle ki çiftleşme dönemlerinde boynuz savaşını kazanan zürafalar dişileri ile beraber olabilmektedir.
  9. Zürafalar birbiri ile anlaşmak için kendi iletişim seslerini kullanır. Tehdit gördüklerinde horuldama sesleri çıkararak bölgedeki sürüyü uyarırlar ve çevredeki diğer güçsüz hayvanların da uzaklaşmasını isterler. Araştırmacılar, zürafaların işitme seslerinin insanların işitme sınırının altında olduğu ifade etmektedir.
  10. Zürafaların gün içinde yaptıkları en çok şey yemek yemektir. Devasa vücutlarını doyurmak için gün içinde 34 kilogram yaprak tüketirler.
  11. Gün içinde yaptıkları bir diğer aktivite ise geviş getirmektedir. Zürafalar durmadan bu işlemi tekrarlayabilir.
  12. Zürafalar vahşi yaşamın bir parçası olarak yaşamlarını sürdürmektedir. Ancak 1938 yılında ilk defa San Diege Hayvanat Bahçesi’ne getirilmiş ve bu alanda yaşaması sağlanmıştır.

Zürafaların Nesli Tükeniyor

Küresel iklim şartlarının değişmesi bir yana zürafaların neslinin tükenmesinin en büyük sebebi insan avcılığı olarak görülmektedir. Doğal yaşam içerisinde hayatta kalma mücadelesi veren bu hayvanlar, ekstra olarak insanlarla da mücadele etmekte ve eğer şansı varsa ölümden kaçmaktadır. Zürafaların geleceği için yapılan araştırmalar durumu pek iç açıcı olarak göstermiyor.

Afrika bölgesinde yaşamını devam ettiren birçok zürafa türü, son 10 yılda yüzde 50’nin oranında azalma göstermiştir. İzinsiz avlanma bu hızla devam ederse zürafalar için koruma tedbirlerinin uygulanması kaçınılmazdır.